(3402 S. K. m. 14, 18)
İ. Ç. ve müşterekleri ile Hazine ve DSİ Genel Müdürlüğü aralarındaki mülkiyetin tesbiti davasının kabulüne dair Iğdır Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 07.05.2004 gün ve 322/443 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Hazine ve DSİ Genel Müdürlüğü vekilleri taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar vekili, kanal niteliğiyle Hazine adına tespit edilen 101 ada 305 parselin kapsamında kalan belli bölümlerinin miras yoluyla intikal, taksim ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle mülkiyetinin vekil edenlerine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, sebep açıklamaksızın, davalı DSİ vekili taşınmaz üzerinden idarece kanal geçirildiğini, kamu malına dönüştürüldüğü için edinilmesinin mümkün olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, krokide K41 ile gösterilen 883 m2 yerin davacı İ. Ç., K42 olarak gösterilen 1443 m2 yerin davacı H.Ç.'e ait olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine ve DSİ vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Mülkiyetinin tespiti istenilen taşınmaz bölümlerini kapsayan 101 ada 305 parsele ait kadastro tutanağında, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, 1992 yılında Devlet Su İşleri tarafından kanal geçirilmesi nedeniyle ve halende kanal olarak kullanılmakta olduğunun belirlenmesi üzerine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 18. maddesi hükmü uyarınca 1999 tarihinde kanal niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar, görülmekte olan bu dava ile kanal yapımından önce kendileri ve miras bırakanları tarafından 20 yıldan fazla süre ile tasarruf edilen belli bölümlerinin mülkiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu taşınmaz bölümlerinin davacılar ve miras bırakanı tarafından 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunduğunu bildirmeleri üzerine mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Davacılardan S. A., taşınmazın belli bölümünün tespitine karar verilmesini istemiş, onun isteği yönünden inceleme yapılmamış, herhangi bir hüküm kurulmamış ise de, temyiz edenin sıfatına göre bu yön bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine ve DSİ vekillerinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Mülkiyetinin tespiti istenilen taşınmaz bölümlerini kapsayan 305 parsel Taşburun Köyü çalışma alanı içerisinde bulunmaktadır. Davada 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde yazılı herhangi bir belgeye dayanılmamıştır. Anılan maddede belirtilen belgelerin hiçbirisine dayanılmaması halinde zilyedin aynı çalışma alanında kazanabileceği miktar sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü geçemez. Geri çevirme yazısı üzerine verilen cevapta; aynı çalışma alanında bulunan 101 ada 307, 335, 331, 306, 332 parsellerin ve 112 ada 5 parselin sulama şebekesi dahilinde bulunduğu bildirilmiştir. Bildirilen parsellerin tespitlerinin belgeye dayalı olup olmadığı anlaşılmamaktadır. Bundan ayrı 101 ada 1120 parselin niteliği sorulmadığı gibi tespitinin vergi kaydı gibi bir belgeye dayanılarak yapılıp yapılmadığı da sorulmamıştır. Bu açıklamalar göz önünde tutularak davacılar adına aynı çalışma alanında tespit edilen yukarıda ada ve parsel numaraları yazılı taşınmazların kadastro tutanakları ile 101 ada 1120 parselin kadastro tutanağının getirtilmesi, tespitlerin belgeye dayanılarak yapılıp yapılmadığı, her davacı adına tespit edilen miktarın belirlenmesi, ayrıca 1120 parselin kuru veya sulu niteliğinin araştırılması, ondan sonra Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki miktarlar göz önünde tutularak uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalı Hazine ve DSİ vekillerinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca bozulmasına ve 10,10 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edenlerden DSİ Genel Müdürlüğüne iadesine 03.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy