(4721 S. K. m. 706) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26) (3402 S. K. m. 13)
Dava: Musa Kazım Yener ile Ali Sağır (Sağırlı) ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Saimbeyli Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 30.12.2003 gün ve 54/122 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Ali Sağır (Sağırlı) tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, satın alma ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle ıslahen bildirdiği 138 ada 55, 56, 59 ve 60 parsellerin davalılar üzerindeki tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Ali Sağır, dava konusu taşınmazların iskan yoluyla kendisi ve diğer müştereklerine verildiğini, bir süre kullanmak üzere davacıya bırakıldığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Ali Sağır tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu parsellere ait kadastro tutanaklarında, 21.04.1944 gün ve 40 numaralı tapu kaydına dayanılarak 09.11.1990 tarihinde Ali Sağır ile diğer davalılar ve miras bırakanları adına paylı olarak tespit edilmiştir.
Davacı vekili, dava konusu yerlerin 1978 yılında vekil edenine satılıp devredildiğini, o tarihten beri taşınmazlara zilyet olduğunu, kadastro tespiti sırasında bu hususun gözden kaçırıldığını belirterek iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir. Yerel bilirkişi ve tanık, bu yerleri davacının Ali Sağır'dan satın ve devraldığını bildirmiştir. Dava konusu yerler öncesi itibariyle tapulu yerlerdir. Tapulu bir taşınmazın veya taşınmazların resmi memur önünde yapılmayan harici satış ve devirleri TMK. nun 706, Borçlar Kanunu'nun 213 ve Tapu Kanunu'nun 26. maddesi hükmü karşısında geçersizdir. Somut olayda; satış, tespitten önceki bir dönemde yapıldığına göre 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-b maddesinde yazılı koşullar altında kazanılması mümkün olabilir. Satışın yapıldığı tarihten tespit tarihine kadar anılan maddede belirtilen süre ve koşulların geçtiği belirlenmiş bulunduğuna ve hüküm davalı Ali Sağır dışında kalan diğer paydaşlar tarafından temyiz edilmediğine göre kayıt maliki Durdu oğlu Hasan Sağır'ın payı dışında kalan diğer paylar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Kayıt maliki Durdu oğlu Hasan Sağır'a dava yöneltilmeden ona ait payın iptal ve tesciline karar verilmiştir. Durdu oğlu Hasan Sağır dava konusu parsellerin paydaşları arasında yer almaktadır. Taşınmazların tümünün tapu kaydının iptal ve tescili istenildiğine göre davanın tüm kayıt maliklerine yöneltilmesi gerekir. Somut olayda; Hasan Sağır'a dava yöneltilmeden onun payının iptal ve tesciline karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Ali Sağır'ın sair temyiz itirazlarının reddi ile kayıt maliki Durdu oğlu Hasan Sağır'ın payına ait iptal ve tesciline ilişkin hüküm bölümünün BOZULMASINA ve 10,10 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 03.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy