(3402 S. K. m. 13, 14, 17)
Dava: Bahri Çokbilen ile Hazine ve Çeltikçi Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Bismil Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 08.12.2004 gün ve 828/894 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı üç parça taşınmazın vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu yerin tapulu olduğunu, zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediğini açıklayarak, davalı köy temsilcisi ise gerekçe göstermeksizin davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin önceki hükümler dava şartının yerine getirilmesi ve temsilcinin köy derneğince seçilmesi gerekçesiyle iki kez bozulması üzerine, bozma ilamlarına uyularak davanın kısmen kabulü ile 05.04.2002 tarihli teknik bilirkişi krokisinde A-7750 m2, B-32750 m2 ve 28750 m2 miktarındaki taşınmazların davacı adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hükmün kabule ilişkin bölümü davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan taşınmazların tescili isteğine ilişkindir. Kadastro Müdürlüğünden sorulmamış, teknik bilirkişi tarafından hangi nedenle tespit harici kaldığı bilinmemekte olduğu, kısmen köy boşluğu kapsamında kalması nedeniyle tespit harici bırakılmış olabileceği 11.12.2002 tarihli ek raporunda belirtilmiş ise de, komşu parsel tutanakları ile paftaya göre 1953-1956 yılları arasında yapılan kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazların Salat Çayı olarak tespit harici bırakıldıkları görülmektedir.
Dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, taşınmazların dava tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla süre ile 1959 yılından bu yana davacı tarafından tasarruf edildiği yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edildiğine, 1. sınıf kültür arazisi oldukları uzman ziraatçi bilirkişi, dere yatağı olmadığı, taşkın sahası içinde olmayıp, 1-2 metrelik kot farkı ile çaydan ayrıldıkları Jeolog bilirkişi tarafından bildirildiğine göre, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde kanuna aykırı bir yön görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/İ maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına, 07.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy