(1086 S. K. m. 163) (4721 S. K. m. 640) (7201 S. K. m. 21) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Dava: Özcan Uzunöz ile Devrek Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Devrek Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 07.05.2002 gün ve 363/242 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Devrek Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.05.2002 tarih 2001/363 esas, 2002/242 sayılı kararının davacıya 20.09.2002 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi hükümlerine göre tebliğ edildiği, tebligat parçasının arkasına verilen şerhten anlaşılmaktadır. Davacı hükmü 06.01.2005 tarihinde temyiz etmiş, kararın kendisine tebliğinden haberdar olmadığını, o tarihlerde Ankara SSK Hastanesinde ameliyat olduğunu açıklamış ve buna dair raporu temyiz dilekçesine eklemiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre, tebliğ memuru tebligat yapılacak kimse adreste bulunmazsa, tebliğ evrakını o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşulardan birine varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Mahkeme dosyasında bulunan davacıya çıkarılan tebligata ilişkin tebligat mazbatasında ...Komşusuna haber verilmiştir... şeklinde bir beyan varsa da komşunun kim olduğu açıklanmamıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun uygulamasına esas olan Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesinde; komşunun beyanının tutanağa yazılıp altının imzalattırılması gerektiğine işaret edilmiştir. Soyut bir biçimde, ...Komşusuna haber verilmiştir... denilerek komşunun adı ve soyadını yazmamak onun beyan ve imzasını almamak tebligatı geçersiz hale getirir ve dolayısıyla davacıya hükmün tebliğ edildiği sonucunu doğurmaz. Temyiz dilekçesinin verildiği tarih itibariyle davacının hükümden haberdar olduğu ve bu hale göre de hükmü süresinde temyiz ettiği sonucuna varılmıştır.
Davacının işin esasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı, halen Devrek Belediyesi adına tapuda kayıtlı dava konusu 6 ada 4 numaralı parselin babasından miras yoluyla kendisine intikal ettiğini açıkladığına göre, Dairemizin 17.04.2001 tarih 2001/2828 esas 3139 karar sayılı ilamında işaret edildiği gibi, dava şartının yerine getirilmesi gerekir. Yerel mahkemenin bu amaçla verdiği 12.03.2002 tarihli ara kararı TMK. nun 640. maddesine uygundur. Davacı bu ara kararı gereğince veraset belgesini çıkartmış, veraset belgesine göre mirasçı durumundaki Neriman Yeşilbaş ile Kadriye Durcan Erkunt'un muvafakatlarını alarak dosyaya ibraz etmiştir. Artık davacının verilen ara kararını yerine getirmediği söylenemez.
Davacı açılan davaya diğer üç mirasçının muvafakatının alınması için kendisine süre verilmesini istemiştir. HUMK. nun 163. maddesine göre; mahkemece yapılması gerekli olan muamelelere başlanmış ve önemli kısmı yerine getirilmiştir. Ara kararında geçen hususların yapılmadığından söz edilemez. Bu nedenle davanın kesin mehile riayetsizlik sebebiyle reddi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy