(1086 S. K. m. 445, 448)
Dava: Süleyman K. ile M. mirasçıları; Ü. ve müşterekleri aralarındaki iade-i muhakeme davasının reddine dair Aydıncık Sulh Hukuk Hakimliği'nden verilen 27.09.2004 gün ve 6/6 D. İş sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı S., Aydıncık Kadastro Mahkemesi'nin 1992/92 Esas 1998/51 karar sayılı kesinleşmiş hükmünün yargılamanın yenilenmesi yoluyla ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu isteğin mesmu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İstek, hüküm tarihinden sonra alınan mirasçılık belgesine dayanılarak HUMK'nun 445. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteğine ilişkindir. HUMK'nun 448. maddesinde yargılamanın yenilenmesi davası, hükmü veren mahkemeye açılır ve mahkemece incelenip karara bağlanır.
Yargılamasının yenilenmesi yoluyla kaldırılması istenilen hüküm kadastro mahkemesine aittir. Anılan hüküm karşısında yargılamanın yenilenmesi isteğinin kadastro mahkemesine yapılması gerekirken sulh hukuk mahkemesinden istenilmiş olması kanuna aykırıdır.
Diğer yönden HUMK'nun 445. ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi yolu bir dava olup mahkemenin esasına kaydı, iddia ve savunma çerçevesinde delillerin toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Yargılamanın yenilenmesi davası yönünden görev hususunu düzenleyen HUMK'nun 448. maddesi emredici nitelikte olup mahkemece kendiliğinden göz önünde tutulması gerekmektedir. Bu açıklamalar karşısında, uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dosyanın görevli Aydıncık Kadastro Mahkemesi'ne devrine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde isteğin esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı mahkemenin değişik iş esası üzerinden uyuşmazlığı sona erdirmiş olması da yerinde değildir. Yargılamanın yenilenmesi isteği bir dava olup, mahkemenin esas defterine kaydının yapılması, teminat durumunun takdir ve tayini, ondan sonra davanın mesmu olup olmadığının araştırılması, mesmu olduğu sonucuna ulaşılırsa işin esasına girilip, iddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerini topladıktan sonra birlikte değerlendirilip davayı çözüme kavuşturması gerekir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 10,10 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy