(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Nurettin Uludağ ile Hazine ve Aşıküzeyir Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Posof Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 02.06.2004 gün ve 126/48 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 20 seneyi aşkın kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı yaklaşık 9100 m2'lik taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı köy temsilcisi, tescil konusu taşınmazın davacıya ait olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 31.07.2003 günlü krokide sınırları belirtilen taşınmazın 1/2 hissesinin davacı adına, 1/2 hissesinin davada taraf durumunu almayan şahıslar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın TMK. nun 713/1. maddesi hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir.
Aynı yer hakkında davacı tarafından Botaş Genel Müdürlüğü aleyhine açılan ve halen derdest olan Posof Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/91 esas numaralı dava nedeniyle dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, davacının dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunduğunu, ziraatçı uzman bilirkişi 7-8 yıldan bu yana işlenmemiş olan bu yerin tarıma elverişli bir yapıda olduğunu bildirmesi üzerine mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bir yerin tapuya tesciline karar verilebilmesi için taşınmazın tapuda kayıtlı olmaması gerekir. Taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı sorulmamıştır. Yerel bilirkişi ve tanıklar, davacının 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunduğunu, ziraatçı uzman bilirkişi 7-8 yıldan beri işlenmeyen bir yer olduğunu bildirmiştir. Bu açıklamalar karşısında taşınmazın öncesi itibariyle koşullarına uygun olarak tasarruf edilip edilmediği, tasarruf edilen bir yer ise ziraatçı uzman bilirkişinin raporundaki açıklamalar karşısında terk edilip edilmediğinin, tahsisli veya kadim mer'a olup olmadığının araştırılıp belirlenmesi gerekir. Esas numarası anılan dosya arasında bulunan 17.12.2003 havale tarihli krokide dava konusu taşınmazın çevresinde, özellikle doğusunda bulunan diğer yerlerin kadastro parsel numaraları aldığı görülmüştür. Taşınmazın bulunduğu çalışma alanında kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığı, bu yerin kadastro görüp görmediği de sorulmamıştır. Bunlardan ayrı, davacının açmış olduğu elatmanın önlenilmesi davasında Botaş Genel Müdürlüğü kamulaştırmadan söz etmiştir. Bu durumda dava konusu yerin kamulaştırılıp kamulaştırılmadığının araştırılıp belirlenmesi gerekir.
Davada vergi kaydı gibi herhangi bir belgeye dayanılmamıştır. Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmü gözönünde tutularak aynı çalışma alanında davacı adına belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmazlar bulunup bulunmadığının yöntemine uygun bir biçimde araştırılıp belirlenmesi, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy