(2863 S. K. m. 5, 11)
Dava: Durmuş Çakır ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Milas Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 03.12.2003 gün ve 468/779 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava konusu 130 ada 15 parselin kadastro çalışmaları sırasında 2.derece sit alanı olarak Hazine adına tespit edildiğini, oysa bu yer üzerinde müvekkilinin uzun süre zilyetliğinin bulunduğunu, taşınmaz üstünde ve altında korunacak hiçbir eserin bulunmadığını açıklayarak davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın Pidasa Antik Kenti sınırları içerisinde kaldığını, İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı ile koruma altına alındığını, bu gibi yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın İzmir II Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 12.06.1991 gün ve 2050 sayılı kararıyla belirlenen Pidasa Antik Kenti 2. derece arkeolojik sit sınırları içerisinde kaldığı hususu arkeolog bilirkişi Tenzile Uysal ile fen memuru bilirkişi Tuncay Toskay'ın sit haritasını mahallinde uygulaması sonucunda hazırladıkları 03.07.2000 tarihli raporundan anlaşılmıştır. Ayrıca bilirkişiler dava konusu taşınmaz üzerinde seramik parçalarına rastlandığını belirtmişlerdir. Bu durum toprak altında arkeolojik buluntu çıkma olasılığını yükseltmektedir.
Dava konusu taşınmazın 2. derece arkeolojik sit alanında kaldığı ve üzerinde arkeolojik kalıntıların bulunduğu belirlendiğine göre, korunması gerekli kültür varlıklarındandır. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 5. maddesi ve 14.07.2004 tarih 5226 sayılı Kanunla değiştirilen 11. maddesinin 1.fıkrasının son cümlesine göre; bu gibi yerlerin zilyetlikle kazanılması mümkün olmadığından, davanın reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy