(3402 S. K. m. 14)
Dava: Serdin ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Bismil Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 16.06.2004 gün ve 187/713 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, miras yoluyla intikal ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 174 parselin tapu kaydının kısmen iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 07.06.2004 günlü krokide A harfi ile gösterilen 174 parselin 85500 m2'lik bölümüne ait tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tapu kaydına göre, dava konusu taşınmaz bölümünü kapsayan 174 parsel hükmen 25.04.1994 tarihinde Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Geri çevirme üzerine verilen cevapta su baskını ve arşiv değişikliği nedeniyle tapu kaydının oluşumuna esas olan Bismil Kadastro Mahkemesinin dava dosyasının bulunmadığı bildirilmiştir. Dosya arasında bulunan onaysız Bismil Kadastro Mahkemesinin 11.02.1993 gün, 150/12 esas ve karar sayılı hükmü içeriğinden 10.10.1961 gün ve 67 numaralı tapu kaydına dayanılarak Hazine adına tespit edilmiş Hüsnü ve arkadaşlarının süresinde açtıkları itiraz davasına Serdin'in adına tescil isteğiyle katıldığı, davacılar ve davaya katılanın isteğinin reddine, tespit gibi Hazine adına tesciline karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyadaki belgelere göre, taşınmazın bulunduğu yerde 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kurulan 56 nolu Toprak Komisyonunca düzenlenen belirtmelikte, Devletin özel mülkiyetinde olduğu belirlenen 9 parselin Hazineye ait olduğu belirtilmiştir. Dayanak tapu kaydı, belirtmelikteki açıklamalara göre öncesi itibariyle Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan bir yer olduğu anlaşılmaktadır. Yerel bilirkişi ve tanık, dava konusu taşınmaz bölümünün 1938 yılından bu yana davacılar ile miras bırakanı Necmettin'in zilyetlik ve tasarrufu altında bulunduğunu, ziraatçı uzman bilirkişi kuru tarım arazisi niteliğinde olduğunu açıklaması üzerine mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava belirtme tarihinden önceki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Bu tür uyuşmazlıklarda kazanma koşullarının belirtme tarihine kadar 20 yıl ve daha fazla süreye ulaştığının kanıtlanması gerekir. Belirtmelikte bu yerin Hazinenin özel mülkiyetindeki belgesiz yerlerden olduğu açıklanmıştır. Diğer yönden bu yerin belirtme tarihinden önce Hazine adına kayıtlı bulunduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. İntikal Kanunları uyarınca Hazineye kalan yerler dışındaki tapusuz yerlerin koşulları mevcut olduğu takdirde kazanılması mümkün olabilir.
Somut olayda; dava konusu taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden İntikal Kanunları uyarınca Hazineye kalan yerlerden olup olmadığı hususu üzerinde durulmamıştır. Bu hususun araştırılması, gerekirse komşu parsellere ait kadastro tutanağı ve dayanak belgelerin eksiksiz olarak getirtilip yerlerine uygulanması, taşınmazın niteliği itibariyle kazanılmaya elverişli olup olmadığının araştırılması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy