(1086 S. K. m. 45, 237) (4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Ali Rıza Bereket ve Firdes Gül (Bereket) ile Fahri Bereket aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Aydıncık Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 20.05.2004 gün ve 58/30 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Firdes Gül (Bereket) tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalı adına tapuda kayıtlı bulunan 441 nolu parselin içerisinde kalan ve krokide B harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün ortak miras bırakan babalarından kalan ve kadastroca mirasçıları adına tespit edilen 442 nolu parselin devamı olduğunu, bir bütün olarak kullandıklarını, kadastro çalışmaları sırasında 442 ile birlikte tespit edilmesi gereken, bu taşınmaz kısmının 441 nolu parselle birlikte tespiti yapılarak davalı adına tapu oluştuğunu, krokide B harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin tapu kaydının iptali ile müştereken adlarına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Fahri Bereket, 441 nolu parselin öncesinde, 27.12.1938 tarih 23 sıra nolu tapu kaydı ile Hüseyin Ceylan adına kayıtlı bulunduğunu, mirasçıları tarafından kendisine satıldığını, hükmen adına tescil edildiğini, babasından kalan yer olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların, 441 nolu parselle ilgili olarak davalı tarafından Kadastro Mahkemesinde dava açıldığı sırada davaya katılmadıklarını ve kadastro tutanağı düzenlendiğinde yapılan tespite karşı itirazda bulunmadıklarını, bu nedenle açılan davanın, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, ayrıca Kadastro Mahkemesinde açılan 441 nolu parselle ilgili davanın kesin hüküm teşkil ettiğini gerekçe göstermek suretiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılardan Firdes Gül (Bereket) tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muristen intikal, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK. nun 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Davada taraflar kardeş olup, mirasçılar arasında yürüyen bir davadır.
Davacılar dava dilekçesinde; uyuşmazlık konusu 441 nolu parselin içerisinde (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün babalarından kaldığını, 442 nolu parselle bir bütünlük teşkil ettiğini, ancak kadastro çalışmaları sırasında bu yerin 441 nolu parsel içerisinde gösterildiğini belirterek, Kadastro Mahkemesine sunulan krokide B ile işaretli taşınmaz bölümünün iptal ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir. 441 nolu parsel 25.2.1988 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalı Fahri Bereket ve dava dışı beş kişi adına tutanağın düzenlendiği, davalı Fahri Bereket'in itiraz etmesi üzerine, komisyon kararıyla itirazın reddine karar verildiği, bu karara karşı Aydıncık Kadastro Mahkemesinde açılan 1991/163 esas, 1996/122 karar sayılı davanın olumlu sonuçlandığı, diğer tespit malikleri adına yapılan tespitin iptaline ve parselin bir bütün olarak davacı Fahri Bereket adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, hüküm temyiz edilmeyerek 20.9.1996 tarihinde kesinleşmiştir. Davacılar, yukarıda esas numarası yazılı Kadastro Mahkemesinde sonuçlanan davanın tarafı değildirler. Bu bakımdan Aydıncık Kadastro Mahkemesinin kesinleşen 13.6.1996 gün ve 1991/163 esas, 1996/122 sayılı kararı HUMK. nun 237. maddesi anlamında kesin hüküm teşkil etmez. Kesin hükümden söz edebilmek için iki davanın tarafları, hukuki sebepleri ve konusu aynı olmalıdır. Kesinleşen dava ile derdest davadaki taraflar farklı bulunmaktadırlar. Öte yandan davacıların, 441 nolu parselin kadastro tutanağı düzenlendiği sırada yapılan tespite itiraz etmemiş olmaları ve Kadastro Mahkemesinde açılan davaya katılmamış bulunmaları hakkın kötüye kullanılması olarak nitelendirilemez. Mahkemenin bu yöndeki görüşüne ve gerekçesine katılmak mümkün değildir. Kadastro Mahkemesinde açılan davada; Fahri Bereket, 27.12.1938 tarih ve 23 sıra nolu tapu maliki Hüseyin Ceylan'ın tapu kaydına dayanarak itirazda bulunmuştur. 23 sıra nolu tapu kaydı üzerinde yapılan incelemede cinsi hane harabesi olarak belirtilmiş olup, miktarı yazılı bulunmamaktadır. Kadastro Mahkemesince; 5.10.1995 tarihinde yapılan keşifte, davacı Fahri Bereket'in keşif tutanağına geçen beyanında, aynen tanıklardan Bahri Şimşek'in anlatımını kabul etmiyorum. Birkaç dosyada karşılıklı davamız oldu. Şimdi bitişikte gördüğünüz eski ev yeri, bize büyüklerimizden kalmadır. Dava konusu olan ve benim Hasan Ali Sazak'tan satın aldığım yer aslında şu gördüğünüz ev yeri kadardır. Daha önce 441 nolu parsel içinde ölçülen yerde, bizim badem ağaçlarımız vardı ve bu yer 441 parselin içinde kalacak şekilde ölçülmüştür. Ben yeni evi eski evin temel yıkığının hemen üzerinde yaptım. Bu durumu satıcı Hasan Ali Sazak ile inşaatı yapan Mustafa Uzun'un bildiği açıklamasında bulunmuştur. Bu açıklama ile dava dosyasındaki bilgiler karşılaştırıldığında davalı Fahri Bereket'in, kadastro dosyasına teknik bilirkişi Celal Çakmak tarafından sunulan 30.10.1995 havale tarihli rapor ve krokide 441 parsel içerisinde B harfi ile gösterilen yer ile uyuşmazlık konusu yerin aynı olduğu ortak miras bırakanlarından kendilerine intikal ettiği, 442 parselin devamı niteliğinde bulunduğu izlenimi edinilmektedir. Davalının dayandığı 23 sıra nolu tapuda sadece ev yeri ilgilidir.
Bunlardan ayrı, davalı Fahri Bereket tarafından davacı sıfatıyla 442 nolu parselle ilgili olarak Aydıncık Asliye Hukuk Mahkemesinde 2003/72 esasıyla dava açtığı ve henüz derdest olduğu dosyaya yansıyan bilgilerden anlaşılmaktadır. Davalı Fahri, 442 parselin yerini annesinden satın aldığını, davacılar ise, babalarından kaldığını ileri sürmektedirler. Uyuşmazlık konusu taşınmaz parçası da 442 sayılı parselin bir bütünüdür. Bu bakımdan HUMK. nun 45. maddesi uyarınca her iki dosyanın hukuki bağlantı nedeniyle birleştirilmesinin düşünülmesi ve taraf delillerinin toplanması, davalı Fahri Bereket'in az önce açıklanan ve Kadastro Mahkemesinin keşif tutanağına geçen beyanıyla, diğer bilgi ve belgelerin göz önünde tutulması, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş bulunması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davalı Firdes Gül (Bereket)'ün temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 14.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy