(3402 S. K. m. 12) (1086 S. K. m. 95)
Dava: F. U. ile M. A. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Sivaslı Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 08.12.2004 gün ve 146/218 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 2460 nolu parselin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kendisine ait 2461 parsele ilave edilmek suretiyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zilyetlik nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, 2460 ve 2461 parsellere ait kadastro tutanaklarının kesinleştiği 07.08.1970 tarihinden dava tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen on yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davalı 16.07.2003 günlü dilekçesinde davacının isteği gibi davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Başka bir anlatımla, davalı davayı kabul etmiştir. HUMK.nun 95. maddesine göre; kabul, kafi bir hükmün hukuki neticelerini hasıl eder. Kabul beyanı işin niteliğine göre kamu düzenine aykırı olmadıkça geçerli bulunmaktadır. Bu itibarla, davalının kabule dair beyanı göz önünde tutularak buna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 18.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy