(6831 S. K. m. 1)
Dava: İ. Topkara ve müdahil davacı Orman İdaresi ile Hazine ve Özkürtün Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Kürtün Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 11.06.2003 gün ve 16/44 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil davacı Orman İdaresi temsilcisi ile davalı Hazine temsilcisi taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı bir parça tapusuz taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Müdahil davacı Orman İdaresi temsilcisi, davaya konu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacı İ. Topkara'nın davasının kabulüne, teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 27.05.2003 günlü krokiye göre A harfi ile gösterilen 21.388.41 m2 ve B harfi ile gösterilen 1.851.86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümlerinin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine ve müdahil davacı Orman İdaresi temsilcileri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, kadastro görmediği anlaşılan ve tapuda kaydına rastlanmayan davaya konu taşınmazın, kültür arazisi niteliğinde yerlerden olduğu uzman ziraatçı bilirkişi tarafından düzenlenen 29.05.2003 günlü raporda gerekçeli olarak açıklandığına, taşınmazın dava tarihinden geriye doğru 20 yılı aşan süre ile davacı tarafından fındık bahçesi ve arpa buğday ekilmek suretiyle tasarrufta bulunduğu yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından bildirildiğine, uyuşmazlığın niteliğine göre yasal ilanlar ve incelemeler yapılmış bulunduğuna göre, aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine ve müdahil davacı Orman İdaresi temsilcilerinin temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Teknik bilirkişi tarafından düzenlenen krokiye göre davaya konu taşınmazın üç sınırı Devlet ormanı görünmektedir. Müdahil davacı Orman İdaresi de taşınmazın orman olduğunu ileri sürdüğüne göre dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesi hükmü uyarınca; orman sayılan yerlerden bulunup bulunmadığının uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmesi gerekmektedir. Taşınmazın bulunduğu yerde yetkili Orman Kadastro Komisyonlarınca orman sınırlandırılması yapıldığı, sınırlandırmaya ait kesinleşmiş harita ve tutanakların orman idaresinden istenerek dosya arasına konulduğu, ormancı bilirkişi aracılığıyla dava konusu taşınmaza uygulandığı, Ormancı Bilirkişi Murat Bal tarafından düzenlenen 29.05.2003 günlü bilirkişi raporu ile taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesi hükmü uyarınca orman sayılan yerlerden olmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, orman mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu uyuşmazlığın çözümünde yetersiz ve Yargıtay denetimine elverişli değildir.
Taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesi hükmü uyarınca orman sayılan yerlerden olup olmadığının yöntemine uygun bir biçimde araştırılıp belirlenmesi, Yargıtay denetimi sırasında izlenebilmesi bakımından uygulamanın ve taşınmazın konumunun kesinleşmiş orman sınırlama haritası üzerinde gösterilmesi, taşınmazın batı sınırında bulunan patika yoldan sonra gelen taşınmazların niteliğinin bilirkişiye açıklattırılması gerekmektedir.
Bundan ayrı müdahil davacı Orman İdaresinin davası bakımından mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisi ile müdahil davacı Orman İdaresi temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 1566,50 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edenlerden Orman İdaresine iadesine, 28.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy