(4721 S. K. m. 713)
Dava: İ. Paşalıoğlu ve N.Dursun ile Hazine ve Yakutiye Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptal ve tescil davasının kabulüne dair Erzurum 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 08.07.2003 gün ve 521/347 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Hazine ile Yakutiye Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 313 ada, 154 parseldeki B. İsmail Usta adına yazılı bulunan 3/4 paya ait kaydın iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar Hazine ve Yakutiye Belediye Başkanlığı vekilleri, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar Hazine ve Yakutiye Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Davacılar, uyuşmazlık konusu parseldeki 3/4 payın sahibi Mustafa oğlu B. İsmail Usta'nın tanınan ve bilinen bir kişi olmadığını, dava tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunduklarını ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Mahkemece yapılan araştırmalara göre kayıt maliki B. İsmail Usta'nın tanınan ve bilinen kişi olmadığı, davacılar yararına zilyetlikle kazanma süresi ve koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Dairenin 11.06.2001 gün, 4461 - 4890 Esas ve Karar sayılı bozma ilamında, 313 ada 154 parsele revizyon gören tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren getirtilerek dosya arasına konulması, dayanak kayıtlara göre kayıt malikinin tanınan ve bilinen bir kişi olup olmadığı hususunun araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilmişti. Mahkemece dayanak T.Evvel 1302 tarih ve 49 sıra numaralı tapu kaydı getirtilmeden müzekkerelere verilen karşılık yazılarla yetinilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TMK. nun 713/2 (MK. nun 639/2) maddesi ... tapu kütüğünde malikin kim olduğunun anlaşılamaması ... halini düzenlemiştir. Kanunun açık hükmü dikkate alındığında kayıt malikinin tanınmayan bilinmeyen bir şahıs değil, tapu kütüğünden kim olduğunun anlaşılamaması durumu öngörülmüştür. Tapu sicilinden kim olduğunun anlaşılamaması hali; taşınmaz malın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak gerekli bilginin tapu sicilinden çıkarılmasının imkansız olmasıdır. Yargıtay İçtihatlarına göre; genel olarak gerekli dikkati gösteren herkesin kayıtlarda malikin kim olduğunu anlayamayacağı hallerde tapu sicilinde yazılı olan malikin bilinmediğinin kabulü gerekir. Ayrıca tapu kütüğünde malik sütununun boş bırakılması, malik adının müphem ve yetersiz gösterilmiş olması gibi durumlarda malikin kim olduğunun anlaşılamadığı kabul edilir. Halbuki Dairemizin geri çevirme kararından sonra Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden getirtilen davaya konu taşınmazın tespit dayanağı T.Evvel 1302 tarih ve 49 sıra numaralı tapu kaydına göre, kayıt maliki B. İsmail Usta; adı, baba adı, uyruğu itibariyle tapu sicilinden kim olduğu anlaşılan bir kişidir. Tapu kütüğünden malikinin kim olduğu anlaşılan taşınmaz bakımından tapunun hukuki kıymetini yitirdiği de ileri sürülmediğine göre zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Bu hususlar gözönünde tutulduğunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece farklı düşünce ve yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalılar Hazine ve Yakutiye Belediye Başkanlığı vekillerinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 7,90 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edenlerden Belediye Başkanlığına iadesine 21.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy