(4721 S. K. m. 677, 706) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26)
Dava: Ahmet Kocabaş ve müşterekleri ile Fatma Kocabaş ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Aydın 2.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 29.12.2004 gün ve 60/786 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.06.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar vekili Avukat Hasan Kurt geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulananın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 1963 yılında ölen ortak miras bırakan Zeliha'nın mirasçılardan Hüseyin'in 2043, 3784 ve 3787 parsellerdeki miras payını 1966 yılında vekil edenlerinin yakın miras bırakanı Hasan'a satıp devrettiğini açıklayarak adı geçen kişinin paylarına ait tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Esma ve Fatma davayı kabul ettiklerini bildirmişler, davalı Safiye Kocabaş davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Diğer davalılar yargılama oturumlarına katılmamışlardır.
Mahkemece, tapulu taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın haricen satış ve devrinin geçerli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu payları kapsayan 2043, 3784 ve 3787 parsellerin 1963 yılında ölen tarafların ortak miras bırakanı Z. Kocabaş'dan kaldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dosya içeriğine göre 2043, 3784 ve 3787 parseller 1960 yılında kadastro yoluyla taraflar ve miras bırakanları adına tapuya tescil edilmiştir. Davacılar vekili, 1966 - 1976 yılındaki miras payının devri sebebine dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın Tapu Sicil Müdürlüğü önünde resmen yapılmayan satışı TMK. nun 706, BK.nun 213 ve Tapu Kanununun 26. maddesi hükümleri karşısında geçersizdir. Mahkemenin, tapulu taşınmazların haricen satışı yönünden benimsemiş olduğu gerekçe kanuna uygundur. Ne var ki, somut olayda; miras payının devri sebebine dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunulmuştur. TMK. nun 677. maddesi hükmüne göre resmi yazılı şekilde yapılmak koşuluyla miras payının devri geçerlidir. Az öncede açıklandığı üzere dava konusu payları satan davalıların miras bırakanı Hüseyin ile davacıların miras bırakanı Hasan Zeliha'nın mirasçılarıdır. Bu durumda uyuşmazlığın anılan madde çerçevesinde çözüme kavuşturulması gerekirken bu husus gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu açıklamalar gözönünde tutularak davacı tarafın dayandığı belgelerin usulüne uygun olarak dava konusu taşınmazlara uygulanması, iddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin eksiksiz olarak toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Davalılardan Fatma ve Esma, davayı kabul ettiklerini bildirmişlerdir. Kabul kesin bir hükmün sonuçlarını doğurur. Adı geçen davalıların kabul beyanları nazara alınmadan onların paylarına ilişkin davanın da reddine karar verilmiş olması kanuna aykırıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 400 YTL Avukatlık ücretinin davalı Esma ve Fatma dışında kalan diğer davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davacılara verilmesine ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy