(4721 S. K. m. 713/3)
Dava: B. Atalay ile Hazine, Tapu Sicil Müdürlüğü, Müsellim Köyü Tüzel Kişiliği, dahili davalılar Sami Atalay ve İbrahim Atalay, Armutlu Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Keskin Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 28.12.2004 gün ve 365/410 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında tespitinin yapılmadığını, Armutlu Köyü hudutları dahilinde olan 1453 parsel sayılı gayrimenkulün sınırında yer alan bu taşınmaz üzerinde önce murisi babası Hacı A. Atalay'ın ölümünden sonra kendisinin zilyet bulunduğunu açıklayarak taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davacının taşınmazın kendisine murisinden kaldığını iddia ederek bu davayı açtığını, mirasçıları ile birlikte dava açması gerekirken tek başına dava açtığını, dava süresinde açılmadığını, Tapu Sicil Müdürlüğünün davada hasım gösterilemeyeceğini, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, taşınmazın Hacı A. Atalay mirasçıları adına hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, taşınmazın kendi adına tescilini isteyerek dava açmış ise de, muristen intikal eden taşınmazın taksim edilip kendisine kaldığını iddia etmemiş, bu konuda delil de bildirmemiştir. Mahkemece, muris Hacı Ali Atalay'ın mirasçıları davaya dahil edilmiş, davaya karşı diyecekleri sorulmuş, taşınmazda hakları olduğunu bildirince davacı B. Atalay'la birlikte muris Hacı A. Atalay'ın diğer çocukları İ. Atalay ve S. Atalay adına veraset belgesindeki payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş, bu haliyle dava şartı yerine getirilmiştir
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki hususlar dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
Mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan fen memuru bilirkişi V. Karakuş, dava konusu taşınmazın 1952 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında zuhulen ölçümü yapılmayarak kadastro harici bırakılıp tapuya tescil edilmediğini bildirmiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın hangi nedenle tespit dışı kaldığı hususu Kadastro Müdürlüğünden sorulmamıştır. Taşınmazın tespit dışı kalma sebebi ve tarihi taşınmazın niteliği ve iddianın ispatı bakımından önemlidir. Eksik incelemeyle karar verilemez. Bu hususun araştırılması, uyuşmazlığın çözümünde göz önünde tutulması gerekmektedir.
Ayrıca, TMK. nun 713/3.maddesine göre; tescil davası Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır. Tapu Sicil Müdürlüğü, bu tür davalarda kanunun anladığı anlamda ilgili kamu tüzel kişisi niteliğinde bulunmamaktadır. Yasal hasım durumundaki tüzel kişilerden değildir. Tapu Sicil Müdürlüğüne açılan davanın davada davalı sıfatı bulunmaması nedeniyle reddine karar vermek gerekir
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy