(3402 S. K. m. 14)
Dava: Mecit ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Ahlat Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 17.09.2004 gün ve 142/89 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, miras yoluyla intikal ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak 118 ada 6 parselin tapu kaydının iptal ve tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında bu yeri 1993 yılında babası Bekir'in sağlığında kendisine verdiğini ileri sürerek Hazine üzerindeki tapu kaydının iptaliyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
15.052 m2 yüz ölçüme sahip dava konusu parsele ait kadastro tutanağında, 27.12.1962 gün, 451 numaralı tapu kaydına dayanılarak 30.05.1987 tarihinde tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, Tahsin isimli kişinin yaptığı itirazın komisyonca 20.09.1993 tarihinde reddine karar verilmiş, tespit gibi Hazine adına tescil edilmiştir.
Davacı az önce açıklandığı üzere, babası Bekir'in sağlığında bu yeri kendisine verdiğini ileri sürerek eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Dayanak tapu kaydı 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tesis edilmiştir. 76 no'lu Toprak Komisyonunca düzenlenen tablendikatif'te 535 parsel numarası ile belirtilmiş olmasına rağmen, belirtmeliğin ilgili sütunlarında 535 numara çizilerek 521 parsel numarasıyla belirtilen bu yerin Bekir'in işgalinde bulunduğu 23.01.1961 gün ve 35 no'lu tapu kaydının işgalcinin adına kayıtlı bulunduğu, miktar fazlasının sınırda yer alan 4753 sayılı Kanunun 8/A maddesinde belirtilen yerlerden elde edildiği açıklanmak suretiyle Hazine adına belirtilmiştir. Belirtmelikte tarih ve sayısı yazılı 7352 m2 yüzölçümlü Bekir'e ait tapu kaydı 1952 yılında alınan tescil ilamına dayanmaktadır.
Tapu kaydının kadastro çalışmaları sırasında 7 ve 15 parsellere revizyon gördüğü açıklanmış ise de, 7 parselin kadastro tutanağı bulunmamaktadır. 15 parselin yüzölçümü 3500 m2 dir. Bu durumda tapu kaydında yazılı miktardan az yerin tespit edildiği, ortaya çıkmaktadır. 7 parselin tutanağı getirtilmediği için kayıt malikinin mirasçıları adına kayıtta yazılı miktar kadar yerin tespit edilip edilmediği anlaşılmamaktadır. 7 parsele ait kadastro tutanağının getirtilmesi, 7 ve 15 parsellerin yüzölçümünün Bekir adına kayıtlı tapu kaydında yazılı miktara ulaşıp ulaşmadığının belirlenmesi, miktar kadar yer tescil edilmiş ise miktar fazlasının Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden elde edildiği, tescil ilamının kesinleştiği tarihten belirtme tarihine kadar kazanma süresinin geçmediği gözönünde tutularak bu yer hakkındaki davanın reddine, tapu kaydındaki miktar kadar yer yazılmamış ise, bu miktarı karşılayacak şekilde iptal ve tescile karar verilmesi gerekir.
Mahkemece bu hususlar gözönünde tutulmaksızın belirtme tarihinden geriye doğru kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy