(3402 S. K. m. 14)
Dava: B. Öner ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Kırklareli Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 02.12.2004 gün ve 195/880 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı B. Öner adına tespit ve tescil edilen 135 ada 7 ve 88 parsellerle bir bütün olan eskiden beri zilyetlik ve tasarrufu altında bulunan dava konusu 135 ada 116 ve 122 parsellerin Hazine adına tespit edildiğini açıklayarak bu yerlere ait tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu parsellerin 7 ve 88 parsellere uygulanan vergi kayıtlarının miktar fazlası olması nedeniyle Hazine adına tespit edildiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
12410 m2 yüzölçüme sahip 135 ada 116 parsele ait kadastro tutanağında, aynı ada 88 parsele uygulanan 1937 tarih ve551 tahrir numaralı vergi kaydının gayri sabit mera ve orman sınırını içermesi nedeniyle 122 parselin ise, 7 parsele uygulanan 537 tahrir numaralı vergi kaydının batı sınırını mer'a okuması nedeniyle 1994 yılında Hazine adına tespit edildikleri açıklanmıştır. Davacı tespitten önceki sebebe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, yerel bilirkişi ve tanıklar dava konusu parsellerin dava dışı 7 ve 88 parsellerle birlikte davacı ve miras bırakanları tarafından 20 yıldan fazla süreyle tasarrufta bulunduğunu bildirmeleri üzerine mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Açıklandığı üzere, 116 parsel, 88 parsele, 122 parsel de 7 parsele revizyon gören vergi kayıtlarının miktar fazlasıdır. Kadastro tutanaklarındaki açıklamalara göre vergi kayıtları mera ve orman sınırını içermektedir. Mahkemece, vergi kayıtları getirtilmediği gibi vergi kayıt malikleri ile davacı arasındaki bağlantı üzerinde de durulmamıştır.
Kadastro tutanaklarında yazılı vergi kayıtları ile komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve dayanak belgelerin eksiksiz olarak getirtilip dosya arasına konulması, davacı ile 7 ve 88 parsellere uygulanan vergi kayıt malikleri arasındaki bağlantı ve miktarları üzerinde durulması, miktarı kadar yerlerin tespit ve tescil edilip edilmediğinin araştırılması, miktar fazlası olan dava konusu yerlerin kayıtta yazılı mer'a ve ormandan elde edilip edilmediğinin yöntemine uygun bir biçimde araştırılıp belirlenmesi, komşu parsellere ait belgelere göre dava konusu yerlerin niteliğinin belirlenmesi, çevresinde mer'a ve orman olarak sınırlandırılan ve tespit edilen yerler olup olmadığının araştırılıp belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Bunlardan ayrı, dava konusu yerler, 7 ve 88 parsellere revizyon gören tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı belirlenmediğine göre 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü gözönünde tutularak aynı çalışma alanında davacı ve miras bırakanları adına belgesizden tespit ve tescil edilmiş taşınmazlar bulunup bulunmadığının yöntemine uygun biçimde araştırılıp belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy