(4721 S. K. m. 713) (743 S. K. m. 639) (1086 S. K. m. 432, 433)
Dava: Mehmet Emin Uzunoğlu ile Nazmiye Emil (Sapılmaz) ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Gölbaşı-Ankara Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 30.06.2004 gün ve 258/419 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Nazmiye Emil (Sapılmaz) tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, vekil edeninin 1195 parseli kayıt malikinin mirasçılarından Şaban Kurtel'den ölüm tarihinden 8 - 10 sene kadar önce satın ve devraldığını, kayıt malikinin 1950 yılında öldüğünü, tapu kaydının intikal görmediğini, vekil edeninin dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süreyle koşullarına uygun olarak tasarrufta bulunduğunu, tapu kaydının MK. nun 639/2. (TMK 713/2) maddesi hükümleri uyarınca hukuki değerini yitirdiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, kazanma koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan Nazmiye Emil (Sapılmaz) tarafından temyiz edilmiştir.
Hüküm, davalı Nazmiye Emil (Sapılmaz)'a 06.10.2004 tarihinde tebliğ edilmiş, adı geçen davalı Mustafa Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla göndermiş olduğu 13.10.2004 günlü harçlandırılmış temyiz dilekçesiyle hükmü temyiz etmiştir. Mahkemece, süresinin geçirilmesinden sonra hükmün temyiz edildiği gerekçesiyle 09.12.2004 gün 258/419 esas ve karar sayılı ek kararla temyiz dilekçesinin ve isteğinin reddine karar verilmiştir. Son defa verilen ek karar 22.12.2004 tarihinde Nazmiye Sapılmaz'a tebliğ edilmiş, öngörülen 7 günlük temyiz süresinin kaçırılmasından sonra 31.12.2004 günlü dilekçesiyle hem ek kararı hem de esas hükmü temyiz etmiştir.
HUMK. nun 432. maddesi hükmüne göre temyiz süresi 15 gündür. Davalı Nazmiye hükmün tebliğ edildiği 06.10.2004 tarihinden itibaren 15 günlük temyiz süresi içerisinde 13.10.2004 tarihinde Mustafa Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla hükmü temyiz etmiştir. Temyiz dilekçesinin mahkemesine geç ulaşması üzerine, yukarıda tarihi ve sayısı yazılı ek kararla temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Açıklandığı üzere davalı Nazmiye süresinde hükmü temyiz etmiş olmaktadır. Temyiz dilekçesinin hükmü veren mahkemeye geç ulaşmış olması hükmün süresinde temyiz edilmediği yolunda yorumlanamaz.
Bu nedenle mahkemece verilen temyiz isteminin reddine ilişkin hüküm yasaya uygun değildir. Somut olayda; ek kararın davalıya tebliğ edildiği tarihten itibaren HUMK. nun 433. maddesinin son fıkrasında yazılı 7 günün kaçırılmasından sonra temyiz edilmiş ise de, esas hüküm süresinde temyiz edildiği için ek kararla tanınan sürenin kaçırılmış olmasının bir önemi bulunmamaktadır. Tüm bu açıklamalar karşısında esas hüküm süresinde temyiz edildiğinden, temyiz incelemesinin yapılması gerekir.
İşin esasına gelince; Dava, TMK. nun 713/2. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK. nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş, ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir, denilmiştir.
Somut olayda; dava konusu 1195 parsel 10.02.1951 yılında kadastro yoluyla 21.12.1950 tarihinde ölen davalıların miras bırakanı Halil Kurtel adına tespit edilmiş, kayıt dava tarihine kadar intikal görmemiştir. Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre dava konusu taşınmazın dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile davacı tarafından koşullarına uygun olarak tasarruf edildiği belirlenmiştir. Bu durumda tapu kaydı TMK. nun 713/2. maddesi hükmü uyarınca hukuki değerini yitirmiş olmaktadır. Mahkemece, bu gerekçelerle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Nazmiye'nin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 20,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 35,86 YTL'nın temyiz edenden alınmasına, 25.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy