(3402 S. K. m. 14)
Dava: İbrahim ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Artova Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 12.05.2004 gün ve 66/50 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı miras yoluyla intikal, taksim ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 118 ada 32, 33 ve 119 ada 8 parsellerin Hazine üzerindeki tapu kayıtlarının iptaliyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, malikinin bulunmaması sebebiyle 7.8.1997 tarihinde tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilen 119 ada 8 parselin davacıya miras ve taksim yoluyla intikal ettiği, tespit tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarrufta bulunduğu yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından açıklandığına göre bu parsele ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinde kanuna aykırı bir yön görülmemiştir.
Davalı Hazine temsilcisinin bu parsele ilişen temyiz itirazlarının reddi ile 119 ada 8 parsele ilişkin hüküm bölümünün ONANMASINA,
118 ada 32 ve 33 parsellere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 118 ada 32 parsel 13 parselden, aynı ada 33 parsel 18 parselden hükmen ve ifrazen oluşturulmak suretiyle Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. 13 ve 18 parsellerin Hazine adına tespit edilmesi üzerine Halil Çelik'in süresinde 13 parsele, Hasan'ın 18 parsele karşı kadastro mahkemesinde ayrı ayrı açmış oldukları tespite itiraz davalarının yapılan yargılaması sonunda davacıların zilyetliğinde bulunan taşınmaz bölümlerine ilişkin davanın kabulüne, bu bölümlerin ifrazen adlarına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin bölümlerin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, 32 parsel 13 parselin, 33 parselde 18 parselin ifrazı sonucu oluşturulmuştur.
Somut olayda davacı bu bölümlerin miras ve taksim yoluyla kendisine intikal ettiğini belirterek iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, yerel bilirkişi ve tanıklar, davacıya miras bırakan babası Ali'den taksimen isabet ettiğini bildirmeleri üzerine mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu parsellerin hükmen ifrazına ilişkin Artova Kadastro Mahkemesinin 1997/96 ve 1997/89 esas numaralı dava dosyaları nedeniyle dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar dava konusu taşınmaz bölümlerinin Halil ve Hasan'ın zilyetliğinde bulunduğunu, görülmekte olan davada da bu yerlerin davacı İbrahim'in zilyetlik ve tasarrufu altında olduğunu bildirmişlerdir. Açıklandığı üzere dava konusu parseller üzerinde sürdürülen zilyetlik yönünden Kadastro Mahkemesinde dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleriyle bu dava nedeniyle dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında açık bir farklılık mevcuttur. Mahkemece bu husus giderilmeden davacının zilyetliğine değer verilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. Bu husus göz önünde tutularak dinlenen kişilerin yeniden çağrılmak suretiyle beyanlarına başvurulması, taşınmazların öncesi itibariyle kimin zilyetliğinde bulunduğu hususunun kendilerinden sorulup açıklığa kavuşturulması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile 118 ada 32 ve 33 parsellere ilişkin hüküm bölümlerinin açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 01.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy