(3402 S. K. m. 16/B) (4342 S. K. m. 5/B)
Dava: M. Aslan ile Hazine ve Kızıltepe Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Yozgat Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 30.12.2004 gün ve 5/1210 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 103 ada 14 ve 15 parseller ile aynı ada 18 parsel kapsamında kalan zilyetliği altındaki bölüme ait sınırlandırmanın iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi, yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, 103 ada 15 parselin tümüne ait, 14 parselin 20.10.2004 günlü krokide G harfi ile gösterilen 12771, 27; 18 parselin A harfi ile gösterilen 40417,44 m2 yere ait sınırlandırmanın iptali ile davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümleri davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro tutanaklarına göre, 15 ve 18 parseller kadimden beri Kızıltepe Köyü Halkı tarafından hayvanlarının otlatılmak suretiyle tasarruf edilen yerlerden olduğunun muhtar ve bilirkişiler tarafından bildirilmesi üzerine 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca orta malı mera olarak sınırlandırılmış, aynı ada 14 parsel ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş, daha sonra Milli Emlak Müdürlüğünün 05.11.2001 günlü yazısına dayanılarak 4342 sayılı Mera Kanununun 5/B maddesi hükmü uyarınca vasfı değiştirilerek orta malı mera olarak sınırlandırılmıştır.
Davacı sınırlandırma tarihinden önceki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Komşu köyler halkı arasından seçilip dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu taşınmaz bölümlerinin davacı ve miras bırakanı tarafından kültür arazisi olarak sınırlandırma tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunduğunu, çevresinde yer alan mera toprağının devamı olmadığını, ziraatçı uzman bilirkişi kültür arazisi niteliğinde olduğunu açıklaması üzerine mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Paftaya göre, dava konusu taşınmazın bir bölümü 125 hektar 3800 m2 yüzölçümlü 18 parselin içinde kalmaktadır. 14 ve 15 parseller de 18 parsele bitişik ve devamı niteliğinde olan yerlerdir. Her ne kadar yerel bilirkişi ve tanıklar bu yerlerin mera olmadığını bildirmişler ise de, paftaya göre mera olarak sınırlandırılan arazilerle çevrili ve devamı niteliğindedir. Eylemli duruma ters düşen yerel bilirkişi ve tanıkların sözlerine değer verilmemesi gerekir. Bu tür yerlerin kullanma süresi neye ulaşırsa ulaşsın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olmaz. Tüm bu açıklamalar gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy