(4721 S. K. m. 713/1) (3621 S. K. m. 4, 5)
Dava: Şükrü ve müşterekleri ile Hazine ve Okurcalar Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Alanya Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 21.03.2000 gün ve 403/171 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, miras yoluyla intikal ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan dava dilekçesinde sınırları yazılı yaklaşık 3-5 dönüm genişliğindeki taşınmazların vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, uyulan Yargıtay bozma ilamı uyarınca yapılan araştırma ve inceleme sonunda 3.3.2000 günlü krokide 1 numarayla gösterilen 2714, 2 numarayla gösterilen 1615 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan dava konusu taşınmazın TMK.nun 713/1. maddesi uyarınca tescili isteğine ilişkindir.
Tescil konusu taşınmaz 1956 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılmıştır. Uyulan Yargıtay bozma ilamı uyarınca yapılan araştırma ve inceleme sonunda deniz kumluğu niteliğiyle tespit dışı bırakılan dava konusu yerin Alanya ve Antalya Devlet Karayolu ile herhangi bir bağlantısı bulunmadığı, davalı Hazinenin savunmasında ileri sürmüş olduğu Alanya Asliye Hukuk Mahkemesinin 1976/151 ve aynı yer Kadastro Mahkemesinin 1989/241 esas numaralı dava dosyalarının bu yerle ilgisinin bulunmadığı, 15.5.1986 tarihinde kesinleşen orman sınırlama çalışmalarına göre 6831 sayılı Orman Kanununun 1. ve aynı Kanunun değişik 2/B maddesi uyarınca orman sayılmayan yerlerden olduğu, jeolog uzman bilirkişide 1987 yılında kesinleşen kıyı kenar çizgisi dışında, Akdenizin etkisinde kalmayan ve deniz kumluğuyla ilgisi bulunmayan yüksek kotla denizden ayrılan bir yer olduğunu bildirmiştir.
Davacı adına tespit ve tescil edilen 543 parsele ait belgelere göre belgesizden tespit edilen bir yer olduğu belirlenmiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve dosya içeriği gözönünde tutularak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, kıyı kenar çizgisi ve özellikle sahil şeridi kapsamında kalıp kalmadığı yönünden yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Kıyı kenar haritasının içerisinde kalan ve buna sıkı sıkıya bağlı olan sahil şeridi denizin ayrılmaz parçasıdır. Sahil şeridinin bu niteliği gözönünde tutularak 3621 sayılı Kıyı Kanununun tanımlar başlığını taşıyan 4.maddesinde "Sahil şeridi: Kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünden yatay olarak en az 100 metre genişliğindeki alanı..." ifade edeceği açıklanmış, aynı Kanunun 5. maddesinde; kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında herkesin eşit ve serbest yararlanmasına açık olduğu, vurgulandıktan sonra kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetileceği belirtilmiş, 01.07.1992 tarihinde 3830 sayılı Kanunun 2.maddesi ile 5.maddeye eklenen 6 ila 10.fıkralarda da ayrıntılı olarak sahil şeridinin durumu belirtilmiştir. Bu Kanunun 8.maddesinde de; uygulama imar planı bulunmayan alanlardaki sahil şeritlerinden 4.maddede belirtilen mesafeler içinde hiçbir yapı ve tesis yapılamayacağı belirtilmiştir. Jeolog uzman bilirkişinin raporu sahil şeridi yönünden eksiktir. Kıyı kenar çizgisinin devamı olan bu tür yerler üzerinde kanun koyucu kamunun yararlanmasına öncelik tanımıştır. Kıyı kenar çizgisinde kalan yerlerde olduğu gibi kamunun yararlandığı sahil şeridi içerisindeki bir yerin özel mülkiyet şeklinde kazanılması ve tescilinin mümkün olup olmadığının tartışılıp değerlendirilmesinden sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy