(2709 S. K. m. 36) (1086 S. K. m. 258, 259)
Dava: Abdullah Acar ile Şerife Tekin aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Serik Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 11.02.2004 gün ve 660/88 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Şerife Tekin tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, kendisinin 182 ada 5, davalının ise 182 ada 4 numaralı parsele malik bulunduklarını, davalının taşınmazının 6-7 dönüm kadar fazla yazıldığını, zemindeki sınırların eskiden beri değişmediğini açıklayarak davalıya ait 182 ada 4 numaralı parselin tapu kaydının 6 - 7 dönüm kadar kısmının iptaliyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu 182 ada 4 numaralı parselin 1928 m2'lik kısmının tapusunun iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı 25.08.2003 tarihli dilekçesiyle Ramazan Çetin ve Mehmet Yılmaz isimli kişileri şahit olarak göstermiştir. Delil listesinin bir sureti davacıya tebliğ edilmiştir. Mahkemece, davalının hazır bulunmadığı 19.11.2003 tarihli duruşmada mahallinde 07.01.2004 günü keşif yapılmasına karar verilmiş, taraf şahitlerinin adına keşif gününü bildirir davetiye çıkarılmasına, masrafın taraflarca karşılanmasına karar verilmiş, davalı şahitleri dinlenilmeden keşif yapılmıştır.
TC. Anayasası'nın 36. maddesi, herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahip olduğunu düzenlemiştir. HUMK. nun 259. maddesine göre, gayrimenkule ilişkin davalarda şahitlerin keşif mahallinde dinlenmesi gerekir. Davalı, şahit deliline dayandığına göre şahitlerinin HUMK. nun 258. maddesi gereği masrafı keşfe ilişkin ara kararının verildiği duruşmada hazır bulunan davacıdan alınarak keşif mahallinde hazır bulunmaları bakımından davetiye ile celpleri gerekir. Mahkemece davalının bildirdiği şahitler dinlenmeden karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Ayrıca, mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan bilirkişiden alınan rapor HUMK. nun 282. maddesine göre davalıya tebliğ edilmemiş, davalıya bilirkişi raporuna karşı HUMK. nun 283. maddesine göre itiraz hakkı tanınmadan karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve 54,00 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 31.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy