(743 S. K. m. 639) (4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 16)
Dava: A. Öztürk ile Hazine ve Geçit Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının reddine dair Elmalı Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 23.09.2004 gün ve 182/354 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07.06.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden A. Öztürk ve karşı taraftan Hazine vekili Avukat K. Altay geldiler. Geçit Köyü Tüzel Kişiliğinden kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları belirtilen taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Köy tüzel kişiliği temsilcisi, dava konusu yerin köy boşluğu olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın MK. nun 639 (TMK. nun 713/1) maddesi hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir.
Dava, başlangıçta Sulh Hukuk Mahkemesine açılmış ise de, görevsizlik kararı verilmesi üzerine Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılmıştır.
Davacı, mirasen intikal, satın alma ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1977 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında bu yer köy boşluğu olarak tespit dışı bırakılmıştır. Davalı Hazine temsilcisi, bu yerin köy ve yol boşluğu olduğunu bildirmiş, davalı Köy tüzel kişiliği temsilcisi de bu yerin kendilerinin mera olarak tabir ettikleri köy boşluğu olduğunu savunmuştur. Mahkemece, dava konusu yerin köy boşluğu olarak tespit dışı bırakıldığı yolundaki kadastro işlemlerinin kesinleştiği, ayrıca Kadastro Kanununun 16/A maddesi gereğince bu tür yerlerin kamu malı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/A maddesinde belirtildiği üzere, kamu hizmetinde kullanılan diğer bir ifade ile kamu hizmetine tahsis edilen ... boşluklar ... kamu malı niteliğindedir. Bunların mülkiyeti Hazineye ait olup, özel mülkiyete konu teşkil etmeyecekleri için bu tür yerlerin kazanılması mümkün olmaz. Anılan maddede belirtilen yerler dışında kalan köy boşluklarının ise koşulları oluştuğu takdirde kazanılması mümkündür. Bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilebilmesi için diğer kazanma koşulları yanında taşınmazın niteliği itibariyle de kazanmaya elverişli yerlerden olması gerekir.
Somut olayda; davacı tanıkları dinlenilmediği gibi, taşınmazın ne tür bir köy boşluğu olduğu da yeterince araştırılmamıştır. Bu nedenle, davacıya tanıklarını bildirmesi için süre ve imkan tanınması, davacı tanıklarının HUMK. nun 258 ve 259. maddeleri uyarınca yöntemine uygun olarak çağırılıp taşınmaz başında dinlenilmesi, dava konusu taşınmazın niteliğinin titizlikle araştırılması, tüm deliller birlikte takdir olunup değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy