(3402 S. K. m. 13) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26) (4721 S. K. m. 706)
Dava: İsmet Çavdır ve Bayram Sayıca ile M. Fatih Çamurdan ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kozan 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 11.05.2004 gün ve 201/206 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle vekil edenleri ile davalılar arasında görülmekte olan Kozan Kadastro Mahkemesinin 97/45 esas sayılı dava dosyasının yargılaması sırasında aralarında düzenlenen 01.01.1995 tarihli senetle dava konusu 213 ve 214 parsellerin belli miktarlarının vekil edenlere ait olacağına dair bir anlaşma yapıldığını, açıklayarak dosyaya ibraz ettikleri senet doğrultusunda 213 ve 214 parsellere ait tapuların iptalini ve senette belirtilen miktardaki yerlerin vekil edenleri adına tapuya tescilini istemiştir.
Davalılar ayrı ayrı vekilleri vasıtasıyla verdikleri cevaplarda tapulu yerlerin haricen satışının mümkün bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece dosyada mevcut 01.01.2005 tarihli senedin satış senedi olmadığı kaldı ki taşınmazların tapulu olduğu; tapulu taşınmazların tapu dışı satışlarının geçersiz bulunduğu görüşünden hareketle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 213-214 parsel sayılı taşınmazlar 06.11.1952 tarihinde yapılan tapulama çalışmaları sırasında tapu kayıtlarına ve zilyetliğe dayanılarak davacı İsmet Çavdır'ın babası Mehmet Çavdır, davacı Bayram Sayıca (Sürücü) ve müşterekleri adına tespit edilmişlerdir.
Bu tespitlere karşı davalıların miras bırakanı Ali Çamurdan Aralık 1326 tarih 10-11 sıra nolu tapu kayıtlarına, Hazine ise tapu kayıt miktar fazlalıklarının Hazineye ait olacağına dayanarak dava açmışlar ve bu dava Kozan Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 54/590 esasına kaydedilmiş, yapılan yargılama ve çeşitli bozmalar sonucunda en son Kozan Kadastro Mahkemesinin 96/17 esasına kaydedilen dava sonunda 09.11.1997 tarih 96/17 E.-97/236 Karar sayılı ilamla davacı Ali Çamurdan'ın tapu kaydına dayalı olarak açtığı dava kabul edilmiş ve tapu kapsamında kaldığı belirlenen 213 parselin A ile gösterilen 454650 m2'lik kısmı ile 214 parselin 3 ve 4 ile gösterilen 29.000 m2'lik ve 17.000 m2'lik kısımlarının davacı Ali Çamurdan mirasçıları olan davalılarının adına; kayıt miktar fazlası olduğu anlaşılan 213 parselin B ile gösterilen 262550 m2'lik kısmı ile 214 parselin B ile gösterilen 523750 m2'lik kısmının Hazine adına; 214 parselin geri kalan ve A ile gösterilen 700.000 m2'lik kısmının ise o davanın davalıları olan davacılarımız İsmet Çavdır, Bayram Sayıca ve arkadaşları adına tesciline karar verilmiş ve bu karar Yargıtay denetiminden geçerek 26.05.1999 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşmeyi takiben yapılan infazda 213 parselin A ile gösterilen 454.650 m2'lik kısmı 213 parsel olarak davalılarımız adına; B ile gösterilen 262.550 m2'lik kısım 695 parsel olarak Hazine adına, 214 parselin A ile gösterilen 700000 m2'lik kısmı yine 214 parsel olarak Saime Ağca ve müşterekleri adına, B ile gösterilen 523.750 m2'lik kısmı 696 parsel olarak Hazine adına, 214 parselin 3-4 ile gösterilen 29.000-17.000 m2'lik kısımları da 697-698 parseller olarak davalılarımız Gürel Çamurdan ve müşterekleri adına tescil edilmiş ve sicil oluşmuştur. Dolayısıyla dava konusu 214 parsel halen davalılar adına değil dava dışı Sabire Ağca ve arkadaşları ile davacılar İsmet Çavdır ve Bayram Sürücü (Sayıca) adına kayıtlıdır. Bu nedenle dava konusu 214 parsele yönelik davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken değişik gerekçeyle reddi doğru değil ise de; redde ilişkin hüküm sonucu itibariyle doğru olmaktadır.
213 parsele yönelik temyize gelince;
Davacılar eldeki davada tespitten sonra ve fakat kesinleşmeden önce yapılan 01.01.1995 tarihli Anlaşma senedi başlıklı sözleşmeye dayanarak hak iddiasında bulunmuşlardır. 213 parselin evveliyatının tapulu olduğu yani davalıların miras bırakanı Ali Çamurdan'ın dayandığı Aralık 1326 tarih 10-11 sıra nolu tapu kayıtları kapsamında kaldığı hükmen belirlendiğine göre ve tapulu taşınmazların mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmeler Türk Medeni Kanunu'nun 706, Borçlar Kanunu'nun 213 ve Tapu Kanunu'nun 26. maddesi hükümleri uyarınca resmi şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Geçersiz bir işleme dayanılarak da iptal ve tescil isteğinde bulunulamaz. Harici devir tespitten sonraki bir döneme rastladığı için 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-b maddesinin de olaya uygulanması mümkün değildir. Sonuç itibariyle yukarıda anlatılan tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi doğrudur.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 10,10 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,10 YTL'nin temyiz edenden alınmasına 28.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy