(743 S. K. m. 894)
Dava: A. Kılıç ile H. Çakıcı ve M. Deli aralarındaki dava hakkında Ankara 23. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 07.04.2004 tarih ve 903/227 sayılı hükmün Dairenin 14.01.2005 gün ve 8796/279 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan elatmanın önlenilmesi davasının reddine ilişkin hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine Dairece onanmıştı. Davacı vekili, süresinde vermiş olduğu 23.02.2005 günlü karar düzeltme dilekçesi ile onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün bozulmasını istemiştir.
Tapu kayıtları getirtilmemiş olmakla birlikte dosyadaki bilgilere göre dava konusu 42310 ada 6 parsel Yenimahalle Belediyesi Tüzel Kişiliği adına, aynı ada 7 parsel Hazine adına tapuda kayıtlı bulunmaktadır. Davacı ve davalılar, karşılıklı olarak tapu tahsis belgesi ve zilyetliğe dayanarak istekte bulunmuşlardır. İddia ve savunmadaki açıklamalara göre, uyuşmazlık MK. nun 894 ve devamı maddelerinden kaynaklanan zilyetliğin korunması isteğine ilişkin bulunmaktadır. Bu tür davalarda uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulabilmesi için üstün ve korunmaya değer zilyetliğin belirlenmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Zilyetlik olayları maddi olaylardan olup, yerel bilirkişi, tanık sözleri ... vb. her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Diğer yönden, tapu tahsis belgeleri mülkiyet belgesi olmadıkları için bu belgelere dayanılarak uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması mümkün olmaz. Somut olayda; davacı ve davalılar tapu tahsis belgeleri yanında listesini vermiş oldukları tanık sözleri ile zilyetliği ispat edeceklerini bildirmişlerdir. Mahkemece tarafların tanıkları dinlenilmediği gibi dinlenmeme sebebi de açıklanmamıştır. 11.11.2002 tarihinde yapılan keşiflerde, hiçbir uygulama ve inceleme yapılmadan dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişinin düzenlediği rapora dayanılarak hüküm kurulmuştur. Bilirkişinin raporu tarafların zilyetliğinde bulunan ve tahsis edilen taşınmazları göstermekten uzak olduğu gibi üstün ve korunmaya değer zilyetlik yönünden de herhangi bir bilgi içermemektedir. Uyuşmazlık hakkında hüküm kurulabilmesi için iddia ve savunmaya ilişkin tüm delillerin eksiksiz olarak toplanması, birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Hükmün bu sebeple bozulması gerekirken hatalı nitelendirme sonucu onanmış olduğu bu kez yapılan inceleme sonucunda anlaşılmış olduğundan davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairenin 14.01.2005 gün 2004/8796 Esas, 2005/279 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 33,00 YTL peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine 29.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy