(4721 S. K. m. 713)
Dava: K. Özkök mirasçıları; H. Özkök ve müşterekleri N. Özkök ile Ü. Bayraktar kayyımı E. Kosova ve dahili davalı Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Silivri Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 14.12.2004 gün ve 371/1985 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 20 seneyi aşkın kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 10 ada 16 parselde Ü. Bayraktar adına yazılı 27/81 payın hukuki değerini yitirdiğini açıklayarak iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Kayıt maliki Ü. Bayraktar'ın kayyımı ve davaya dahil edilen Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kabulüne, uyuşmazlık konusu paylara ait tapu kaydının iptali ile ½ payın N. Özkök, 1/2 payın K. Özkök mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu payları kapsayan 10 ada 16 parsele ait kadastro beyannamesinde 12.09.1944 gün 24 numaralı tapu kaydı ve gittilerine dayanılarak 17.08.1974 tarihinde 3/9 payın Ü. Bayraktar, 2/9'ar pay davacı N. Özkök ve diğer davacıların miras bırakanı K. Özkök, 2/9 payı da davada taraf durumunu almayan N.Özkök adına tescil edilmiş, beyanname ve ekleri Kadastro Komisyonuna havale edilmesi üzerine komisyonca da 17.08.1976 tarihinde tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
Dava, TMK. nun 713/2. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK. nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş, ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir denilmiştir.
Somut olayda; davacılar vekili, TMK. nun 713/2. maddesinde belirtilen sebeplerden hangisine dayandığını dilekçesinde belirtmediği gibi mahkemece de bu husus açıklattırılmamıştır. Ancak dosya içeriğine göre, davacının ölüm sebebine dayandığı anlaşılmaktadır. Dava konusu parsel ve dayanak tapu kaydındaki bilgilere göre, payının iptali istenilen Ü. bilinen kişidir. Öncelikle, davacı tarafın anılan maddede hangi sebebe dayandığının açıklattırılması, ölüm sebebine dayanılmış olması halinde kayıt malikinin mirasçılık belgesinin istenilmesi, ölüm tarihinden dava tarihine kadar kazanmayı sağlayan sürenin geçip geçmediği, geçmiş ise davanın mirasçılarına yöneltilmesi, hiç mirasçı bırakmamış ise terekesinin Devlete kaldığının göz önünde tutulması, ondan sonra uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm kurulması gerekmektedir. Kayıt malikinin mirasçılık belgesi istenilmeden ve taraf teşkili yapılmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Bu yönler göz önünde tutulmaksızın kayıt malikinin bilinmeyen bir kişi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına 28.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy