(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14, 16, 17)
Salih Er ile Hazine ve Duraliler Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki elatmanın önlenmesi ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Korkuteli Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 09.06.2004 gün ve 900/461 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava dilekçesinde 105 ada 103 parselin kadastro çalışmaları sırasında kendi adına tespit edildiğini, bu taşınmazın 308 m2'lik kısmının batıda yol olarak bırakıldığını, bu yere davalı köy muhtarlığının müdahale ettiğini açıklayarak taşınmazın adına tescilini, davalı köy muhtarlığının müdahalesinin men'ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine, davanın reddini savunmuş, davalı köy muhtarlığı herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, tescil talebi yönünden davanın kabulüne, davalı köy muhtarlığının herhangi bir tecavüzü bulunmadığından müdahalenin men'ine ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından tescil talebinin reddi yönünden temyiz edilmiştir.
Davacı kadastro çalışmaları sırasında yol olarak paftasında gösterilen taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesi hükmüne göre yol, meydan ve köprü gibi orta malları haritasında gösterilmekle yetinilir. Taşınmazın haritasında yol olarak gösterilmesi bir kadastro işlemi olup kadastro tutanağı düzenlenmediği için böyle bir işlem tespit dışı bırakma işlemi niteliğindedir. Böyle bir yerin TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddesi hükümlerine göre tapuya tesciline karar verilebilmesi için Yargıtay'ın yerleşmiş kararlarına göre haritasında yol olarak gösterildiği tarihten itibaren 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edilmiş olması gerekmektedir.
Somut olayda dava konusu taşınmaz 06.04.1994 tarihinde paftasında yol olarak gösterilmek suretiyle belirtilmiştir. O tarihten 03.10.2003 dava tarihine kadar kazanma süresi ve koşulları geçmemiştir. Davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tescil talebinin kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı hükmün tescil talebinin kabulü yönünden HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy