(4721 S. K. m. 501, 713)
Dava: A. İ. Gölcük ve Ö. Gölcük ile Hazine, Mamak Belediye Başkanlığı, Ö. S. mirasçılarını temsilen kayyım Ankara Defterdarlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Ankara 12. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 30.12.2004 gün ve 687/554 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.06.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden Hazine vekili Avukat U. Sarp ve karşı taraftan davacılar vekili Avukat O. Buldan geldiler. Mamak Belediye Başkanlığı'ndan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar A. İ. ve Ö. Gölcük vekilleri, TMK. nun 713/2. maddesindeki ölüm nedenine dayanarak dava konusu 3418 ada 28 parselin bir bölümüne ait tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunduktan sonra, birleşen dosyada, MK. nun 448 (TMK. nun 501) maddesi uyarınca tapu malikinin mirasçı bırakmadan ölmesi nedeniyle aynı taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Mamak Belediye Başkanlığı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, A. İ. ve Ö. Gölcük'ün davalarının kısmen kabulüne, Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK. nun 713/2. maddesindeki düzenlemedir. Anılan maddede, Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya 20 yıl önce ölmüş, ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir denilmiştir.
Somut olayda; davacılar vekili, dava konusu parselin kayıt maliki S. Bekçi Ö.'in uzun yıllar önce öldüğünü, kaydın intikal görmediğini, dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süreyle kanunda belirtilen koşullar altında vekil edenlerinin zilyet olduğunu, tapu kaydının TMK. nun 713/2. maddesi hükmü karşısında hukuki değerini yitirdiğini ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Dava konusu parsel, kadastro yoluyla 18.06.1956 tarihinde ölü S. Bekçi Ö. adına tescil edilmiş, 26.09.1991 tarihinde imar uygulaması sonucu 36815 ada 1, 2 ve 8 parseller oluşmuştur. 1 parselin tamamı, diğer parseller ise paylı olarak S. Bekçi Ö. ve dava dışı kişiler adına tescil edilmiştir. Dava ölü S. Bekçi Ö. payına ilişkindir.
Az yukarıda da belirtildiği gibi dava ölüm nedenine dayandığına göre uyuşmazlığın bu sebep göz önünde tutularak çözüme kavuşturulması gerekir. Dosya kapsamına göre tapu malikinin ölüm tarihi belli değildir. Tapuda kayıtlı bir taşınmaz hakkında açılan ve mülkiyetin aktarılmasını amaçlayan davalarda davanın tapuda malik görünen kişiye, ölümü halinde ise mirasçılarına yöneltilmesi gerekir. Tapu kaydında malikin ölü olduğu belirtildiğine göre mahkemece, tapu malikinin mirasçılık belgesini dosyaya sunması ve bulunması durumunda davanın mirasçılarına yöneltilmesi için davacılar A. İ. ve Ö. Gölcük vekillerine süre ve imkan tanınması, bundan sonra taraflardan delilleri sorulmalı, iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanmalı, tartışılıp değerlendirildikten sonra davanın esası hakkında karar verilmesi gerekir. Tapu malikinin mirasçı bırakmadan öldüğünün tespit edilmesinde ise MK. nun 448 (TMK. nun 501) maddesi hükmüne göre, mirasın Hazineye kalacağının göz önünde bulundurulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan eksiklikler giderilmeden verilen karar usul ve kanuna aykırı bulunduğundan, Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428 maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 400 YTL. Avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazineye verilmesine 12.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy