(4721 S. K. m. 683)
Dava: Haydar Uzun ile davalı Ali Haydar Uzun aralarındaki tapu iptali, tescil, elatmanın önlenmesi ve yıkım davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Sarayönü Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 26.01.2005 gün ve 151/7 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, vekil edeni adına tespit ve tescil edilen 212 ada 2 parselle bir bütün olan taşınmazın bir bölümünün 212 ada 1 parsel içerisinde davalı adına tespit ve tescil edildiğini, ayrıca davalının vekil edenine ait tapulu taşınmaza elattığını belirterek 306 m2 yere ait tapu kaydının iptali ile 212 ada 2 parselle birleştirilerek tapuya tesciline, ayrıca tapulu taşınmaza elatmasının önlenilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Ali Haydar Uzun, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece tapu iptali ve tescil davasının reddine, elatmanın önlenilmesi davasının kabulüne, 05.02.2004 günlü krokide gösterilen 190 m2 yere davalının elatmasının önlenilmesine ve üzerindeki duvarın kaldırılmasına karar verilmesi üzerine davacı vekili hükmü temyiz etmiştir.
Davacıya ait 212 ada 2 parsel ve davalıya ait 212 ada 1 parsel senetsizden tespit ve tescil edilmişlerdir. Davacı vekili, taraf taşınmazlarının öncesi itibariyle bir bütün olduğunu, ortak miras bırakan Ömer'in 1975 yılında taşınmazı ikiye bölerek bir bölümünü vekil edenine geriye kalan bölümü de davalıya verdiğini, davalının vekil edenine ait taşınmazın bir bölümünü kendi taşınmazına kattığını belirterek istekte bulunmuştur. Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre, miras bırakan Ömer'in 1975 yılında taşınmazın paylaştırılması herhangi bir belgeye bağlanmamıştır. Yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri ortak sınırı göstermekten uzaktır. Diğer yönden de iptal ve tescili istenilen taşınmaz bölümünün davacının tasarrufunda bulunduğu da kanıtlanmamıştır. Tüm bu açıklamalar karşısında tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 05.02.2004 günlü rapor ve ekli krokiye göre, davalının davacının 2 parseli içerisinde kalan 190 m2'lik yere elattığı ve üzerine duvar ördüğü belirlenmiş olduğuna göre, bu yere elatmanın önlenilmesinde de kanuna aykırı bir yön görülmemiştir. Yukarıdan beri yapılan tüm açıklamalar karşısında yazılı şekilde hüküm kurulmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 11,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 28.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy