(1086 S. K. m. 368, 487, 202, 388) (3402 S. K. m. 14, 17)
Cevdet Töre ile Hazine ve Sakarya Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Polatlı 1.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 28.09.2004 gün ve 143/572 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin 1974-1976 yılları arasında imar-ihya ederek kültür arazisi haline getirdiği, kadastroca tespit dışı bırakılan dava konusu taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davacının aynı yer hakkında daha önce açtığı davanın takip edilmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığını, 1992 ve 2002 yılları arasında Hazineye işgal tazminatı ödediğini, sel yatağı olan böyle bir yerin kazanılamayacağını açıklayarak davacının davasının reddine, Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 08.10.2003 günlü krokide A harfi ile gösterilen 7893 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz 1951 yılında tespit dışı bırakılan bir yerdir. Taşınmazın hangi nedenle tespit dışı bırakıldığı sorulmamıştır. Hazine vekili böyle bir yerin kazanılamayacağını belirterek tanıklarını 21.05.2003 günlü liste ile mahkemeye sunmuştur. Mahkemece, dinlenilmesinden vazgeçilmeyen tanıkların bilgilerine başvurulmadan uyuşmazlığın sona erdirilmiş olması doğru değildir. İşin esası hakkında hüküm kurulabilmesi için savunmaya ilişkin delillerin de eksiksiz olarak toplanması gerekir. Bundan ayrı, dava konusu taşınmazın çevresinde belgeye dayalı olarak tespit ve tescil edilmiş taşınmazlar bulunmaktadır. Mahkemece bu parsellere ait dayanak belgeler getirtilip nazara alınmamıştır. Yukarıda belirtilen hususların ışığı altında dava konusu taşınmazın tespit dışı bırakılma tarihindeki niteliğinin sorulup belirlenmesi, komşu parsellere ait belgeler ve davacı tarafından aynı yer hakkında daha önce açılan davaya ilişkin dosyanın getirtilmesi, bu dosya üzerinde yapılan belirlemelerin nazara alınması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına 04.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy