(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14, 17)
Dava: Mehmet Canbakan ve müşterekleri ile Hazine ve Yaka Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının reddine dair Bodrum 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 29.09.2004 gün ve 92/405 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan dava konusu yerin vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu yerin zilyetlikle kazanılamayacak, taşlık ve çalılık bir yer olduğunu, dava tarihinde dahi davacıların zilyetliğinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, 29.9.2004 günlü yargılamanın son oturumunda dava konusu yerin Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacıların davasının reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan taşınmazın TMK. nun 713/1. maddesi hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir. Tescil konusu taşınmaz 1958 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında çalılık niteliğiyle tespit dışı bırakılmıştır. Bu nitelikteki bir yer kural olarak Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup koşullarına uygun olarak imar ve ihya edilmesi ve bu olgunun tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süreyle kullanılması halinde kazanılabilir. Somut olayda; dava konusu yerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddesindeki koşullar altında kültür arazisi haline getirildiği ve tasarruf edildiği kanıtlanmamış bulunduğuna göre davacıların davasının reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacılar vekilinin hükmün esasına yöneltmiş olduğu temyiz itirazlarının reddi ile hükmün esasının ONANMASINA,
Davalı Hazine vekili, yargılamanın son oturumunda dava konusu yerin Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. TMK. nun 713. maddesinin 6. fıkrasında davalılar ve itiraz edenler aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler denilmiştir. Hazine vekili, anılan hüküm uyarınca tescil isteğinde bulunduğu halde bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün Hazineye ilişkin bölümünün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı davacılara ait 11,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 05.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy