(3402 S. K. m. 17) (6831 S. K. m. 1)
Doğan Doğaner ile Hazine ve Mezitli Belediye Başkanlığı, dahili davalı DSİ Genel Müdürlüğü aralarındaki tescil davasının reddine dair Mersin 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 13.09.2004 gün ve 96/520 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, miras yoluyla intikal, taksim ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastroca tespit dışı bırakılan dava konusu yerin vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine ve Belediye vekilleri, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesindeki imar-ihya olgusunun kanıtlanmadığı, tespit dışı bırakılan bir yerin zilyetlik yoluyla edinilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro Müdürlüğünden sorulmamakla birlikte dava konusu taşınmazın taşlık ve çalılık niteliğiyle tespit dışı bırakıldığı teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen 08.12.2001 günlü ek raporda açıklanmıştır. Taşlık ve çalılık niteliğiyle tespit dışı bırakılan bir yer kural olarak Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden sayılır. Böyle bir yer 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesindeki koşullar altında imar ve ihya edildiği takdirde kazanılması mümkün olabilir. Somut olayda; yerel bilirkişi ve tanıklar, tescil konusu taşınmazın tespit dışı bırakıldığı 1965 yılından önce de imar ve ihyayı gerektirmeyecek kültür arazisi niteliğinde bulunduğunu ziraatçı uzman bilirkişi taşınmazın içinde bulunan iri taşlar toplanılıp düzeltilerek ihya edildiği, başka hiçbir ihya işlemini gerektirmeyecek ve 40-45 yıldan bu yana kültür arazisi olarak kullanılan bir yer olduğunu bildirmişlerdir. Esasen davanın kabulüne ilişkin önceki hüküm Hazine vekilinin temyizi üzerine taşınmazın niteliğinin belirlenmesi ve ihya olgusunun araştırılması gereğine işaret edilmek suretiyle bozulmuştu. Taşınmazın ihyayı gerektirmeyecek yerlerden olduğu yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından açıklandığına, içinde bulunan iri taşlar temizlenmek suretiyle ihya edildiği ziraatçı uzman bilirkişi tarafından belirtildiğine ve imar planının içerisine alındığı 1996 tarihine kadar kazanma koşulları oluştuğuna göre kazanıldığının kabulü gerekir. Toplanan deliller ve yukarıda yapılan açıklamalar karşısında mahkemenin redde ilişkin gerekçesi yerinde bulunmamaktadır. Ne var ki, taşınmaz çalılık niteliğiyle tespit dışı bırakıldığına göre 6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesi uyarınca orman sayılan yerlerden olup olmadığının araştırılması gerekir. Bu hususun araştırılması, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının yöntemine uygun bir biçimde araştırılıp belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10,10 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 04.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy