(4721 S. K. m. 713)
B. K. ile Hazine Gökçeyurt (Nenek) Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Ankara 13. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.11.2004 gün ve 623/567 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan dava dilekçesinde mevkii ve sınırları belirtilen dava konusu yerin vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı Köy Tüzel Kişiliği, yargılama oturumlarına katılmamış, cevap ve delil bildirmemiştir.
Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan taşınmazın TMK.nun 713/1. maddesi hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir.
Dosyadaki bilgilere göre tescil konusu taşınmaz 1950 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında hali arazi (ekilemez arazi) niteliği ile tespit dışı bırakılmıştır. Bu nitelikteki bir yer kural olarak Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, koşullarına uygun olarak imar ve ihya edilmesi ve ihya olgusunun tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 20 yılı aşkın süre ile kullanılması halinde kazanılabilir. Somut olayda; yerel bilirkişi ve tanıklar, davacının bu yerdeki ahşap evi yenilediğini ifade etmişler, bilirkişi kurulunun müşterek imzalı 06.06.2004 günlü raporunda da davacı tarafça para ve emek harcanarak 1996 yılında yapılan tadilatla evin oturulacak hale getirildiği açıklanmıştır. Yargıtay'ın konuya ilişkin yerleşmiş uygulamalarına göre, ev onarımı veya ev yapılması ihya sayılmaz. Dosya içeriği ve toplanan deliller karşısında kazanmayı sağlayan zilyetlik koşullarının oluşmadığı sonucuna varmıştır.
Kabul şekline göre de; dava niteliği itibariyle davalılar yasal hasım durumunda olup, harç, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulamazlar. Alınması gerekli harcın davacıdan alınması ve tüm yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken peşin harcın davacıya iadesine ve yargılama giderlerinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmesi kanuna aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy