(743 S. K. m. 611) (4721 S. K. m. 2, 676) (3402 S. K. m. 15)
Dava: Muhterem Saygılı ile Şemsi Aygar ve Cahit Aygır aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 28.10.2004 gün ve 174/456 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.04.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat M. Uğur Yıldırım geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Muhterem Saygılı vekili, 1807 ada 10 parselin davalı Cahit Aygar üzerindeki tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 1807 parselin öncesi 3482 parsel olup, 1999 yılında yapılan intikal ve taksim sonucu 1807 ada 10 ve dava dışı 1807 ada 11 parsel oluşmuştur. 1807 ada 10 parsel davanın açıldığı 28.09.2000 tarihinden önce 26.07.2000 tarihinde tapudaki satışla Cahit Aygar adına tapuya tescil edilmiştir. Mülkiyetin aktarılmasına ilişkin bu tür uyuşmazlıklarda davanın kayıt malikine karşı açılmış olması yeterli olup, ayrıca önceki malik ve satıcıya karşı davanın açılmasına gerek bulunmamaktadır. Davalı Şemsi hakkındaki davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken bu konuda açıkça olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, hüküm redde ilişkin olup davalı Şemsi yönünden sonucu itibariyle doğru görülmüştür.
İşin esasına gelince: Davacı vekili, 1996 yılında ölen ortak miras bırakan Ali Saygılı'nın tüm mirasçılarının katıldığı taksim sonucu vekil edeni tarafından üzerinde bina inşa edilen ve mesken olarak kullanılan 10 parselin vekil edenine bırakıldığı halde, tapudaki intikal işlemleri sırasında davalı Şemsi adına tescil edildiğini, onun da satışı ile Cahit'e geçtiğini taksime ilişkin sözleşmeye bağlı olarak yapılan ikinci sözleşme ile de bir hatanın ortaya çıkması halinde bu hususun taksim sözleşmesi uyarınca düzeltilmesi hususunda tarafların anlaştıklarını, davalının hatalı olarak adına tescil edilen taşınmazı vermekten kaçındığını belirterek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Dava konusu taşınmazın esası olan 3482 parsel 1951 yılında kadastro yoluyla oluşturulmuştur. Bu durumda, taksimin yürürlükten kaldırılan MK.nun 611 ve 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren TMK.nun 676.maddesi hükmü uyarınca yazılı olarak yapılması gerekir. Anılan maddelerde belirtilen taksim sözleşmesinin yazılı olarak yapılması koşulu geçerlilik şartıdır. Taksim kadastro tarihinden sonraki bir döneme rastladığı için 3402 sayılı Kadastro Kanununun 15.maddesinin olaya uygulama kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, miras bırakanın 1996 ölüm tarihinden sonra yapılan sözlü taksim sözleşmesi geçerli bulunmamaktadır. Ne var ki; kayıt malikinin tüm mirasçıları intikal sağlamak üzere Tapu Sicil Müdürlüğüne müracaatla daha önce yapmış oldukları taksim uyarınca adlarına intikal ve tescilini istediklerine göre Tapu Sicil Müdürlüğü önünde yapılan bu sözleşme yazılı taksim sözleşmesi yerine geçmektedir. Önceki bozma kararında da temas edildiği üzere sözleşmenin aksi aynı güçte başka bir yazılı sözleşme ile kanıtlanmadığına göre davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bunlardan ayrı, elbirliği mülkiyete son veren taksime ilişkin kurallar karşısında, TMK.nun 2.maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralına göre uyuşmazlığın çözümlenmesi de mümkün olamaz. Tüm bu açıklamalar karşısında davanın reddine ilişkin hüküm sonucu itibariyle doğru olmaktadır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 10,10 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,10 YTL'nın temyiz edenden alınmasına 12.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy