(1086 S. K. m. 237) (4721 S. K. m. 715)
Ahmet B
.. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Elbistan 1.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.12.2003 gün ve 53/650 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Ahmet B
, miras yoluyla intikal ve satın almaya dayanarak 2305 ve 3016 parsellerin Hazine üzerindeki tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Yargılamanın ilk oturumuna katılan davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, daha sonra davayı takip etmemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, dava konusu parsele revizyon gören 06.03.1967 gün ve 1168 numaralı parselin dayanağı olan Toprak Komisyonunca düzenlenen belirtmelikte belge ibraz edilmemesi nedeniyle Hazine adına belirtilen ve tescil edilen dava konusu yerin davacıya miras bırakanı Ömer B
..'ndan intikal ettiği, davacının diğer mirasçıların paylarını satın almak suretiyle tümünün mülkiyetini edindiği, Hazine adına belirtme tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarrufta bulunduğu açıklandığına, özel mülkiyet konusu yerlerden olduğu belirlendiğine göre 3016 parselin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı Hazine temsilcisinin bu parsele ilişen temyiz itirazlarının reddi ile 3016 parsele ilişkin hüküm bölümünün ONANMASINA,
2305 parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 39938 m2 yüzölçümlü 2305 parsele ait kadastro tutanağında, 26.01.1971 gün ve 995 numaralı tapu kaydına dayanılarak 01.06.1989 tarihinde tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Dayanak tapu kaydına ait belirtmeliği temin edilemediği için Hazine adına belirtme sebebi açıklığa kavuşturulmamıştır. Sicilin oluşmasından sonra şimdiki davanın davacısı Ahmet B
..'nın Hazine ve Büyükyapılak Belediye Başkanlığı aleyhine açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasının yargılaması sonunda 26.12.1985 gün ve 882/757 sayılı hükümle dayanak tapu kaydının 31.10.1985 günlü krokide B harfi ile gösterilen 20000 m2'lik bölümüne ait tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, geriye kalan bölüm hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 8.Hukuk Dairesince onanarak, karar düzeltme yoluna başvurulmaksızın hüküm kesinleşmiştir. Kesinleşen hüküm infaz edilmeden tapu kaydına dayanılarak dava konusu taşınmaz 2305 parsel numarasıyla Hazine adına tespit edilmiş, davacı Ahmet yeniden açtığı dava ile, önceki kesinleşen hükümden de söz etmek suretiyle 2305 parselin tapu kaydının tümünün iptal ve tesciline karar verilmesini, Elbistan 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden istemiş, yapılan yargılama sonunda 22.11.1994 gün 350/586 esas ve karar sayılı hükümle yeniden 20000 m2 yerin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiş ve bu hüküm temyiz edilmeksizin 19.01.1995 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşen hüküm uyarınca 20000 m2'lik bölüm 3658 parsel numarasıyla davacı Ahmet, geriye kalan 19, 938 m2 aynı parsel numarasıyla Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı görülmekte olan dava ile hükmen ve ifrazen Hazine üzerinde kalan 19, 938 m2 taşınmaza ilişkin tapu kaydının iptal ve tescilini istemiştir. Mahkemece kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle kesin hüküm nazara alınmadan davanın kabulüne karar verilmiştir. Az yukarıda açıklandığı üzere; dava konusu yer hakkında daha önce açılan dava yukarıda tarih ve sayısı açıklanan hükümle reddedilmiştir. Her iki hükmün tarafları, konusu ve dayanılan sebep aynıdır. Bu nedenle önceki hüküm görülmekte olan dava yönünden HUMK.nun 237. maddesi hükmü uyarınca kesin hüküm oluşturmaktadır. Kesin hüküm olumsuz dava koşulu olup, belirlenmesi halinde işin esasına girilmeksizin davanın reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece kesin hüküm nazara alınmadan 2305 parsele ilişkin davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 2305 parsele ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 17.02.2005 tarihide oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy