(1086 S. K. m. 440, 442)
Dava: Hasan Ali Çepiç ile Hazine, dahili davalı Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ve Karaköy Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki dava hakkında Aliağa Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 09.06.2004 tarih ve 4892/306 sayılı hükmün Dairenin 14.10.2004 gün ve 5986/6720 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Davalılar Hazine ve Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı vekilleri tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili tarafından Hazine ve Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan tescil davasının kabulüne ilişkin hüküm, Hazine ve Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı vekillerinin temyizi üzerine Dairece bozulmuştu. Davalı Hazine ve Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı vekili, süresinde vermiş olduğu karar düzeltme dilekçesi ile dava reddedilmek üzere değişik bozma sevk edilmesini istemişlerdir.
Son kez davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm dava koşulu gözetilmek suretiyle bozulmuştur. Davacı dilekçesinde, dava konusu taşınmazın 3573 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ıslah edilmek üzere miras bırakan babasına tahsis edildiğini, süresinde imar ve ıslah çalışmaları yaptığını, ancak tapuya tescilinin sağlanamadığını, kadastro çalışmaları sırasında da tespit dışı bırakıldığını, miras payı olarak adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili, dilekçesinde açıkça taksim olgusuna dayanmamıştır. Yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu yerin davacı tarafından imar ve ıslah edildiğini bildirmişlerdir. Bu tür uyuşmazlıklarda, tescili istenilen yerin taksimle davacıya isabet ettiğinin ileri sürülmesi ve kanıtlanması halinde istek gibi tescile, taksim olgusu söz konusu değil ise elbirliği mülkiyet sebebiyle taşınmaz üzerinde davacının belli pay ve payı bulunmadığından böyle bir yerin mirasçılardan birisinin adına tescili mümkün olmaz. Bu şekilde açılmış bulunan davanın dava koşulu yerine getirilmek suretiyle de yürütülmesi ve sonuçlandırılması mümkün değildir. O takdirde, açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Somut olayda; bu hususlar gereği gibi araştırılıp belirlenmemiştir. Dava konusu yerin davacıya taksimle isabet ettiği ispat edildiği takdirde şimdiki gibi davanın kabulüne, taksim olgusu söz konusu olmayıp da miras bırakanın ölüm tarihine göre tereke elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi ve davacıdan başka mirasçılarının bulunması halinde taşınmazın tek bir mirasçı adına tescilinin mümkün olamayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Hükmün bu gerekçe ile bozulması gerekirken sadece dava koşulu yönünden bozulmuş olması bu kez yapılan inceleme sonunda anlaşılmış bulunduğundan davalı Hazine ve Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı vekillerinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile yukarıda açıklanan gerekçelerle hükmün BOZULMASINA, 11.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy