(4721 S. K. m. 706) (2644 S. K. m. 26) (818 S. K. m. 213)
Dava: Mustafa Özer ile Ali İhsan Çağırkan aralarındaki tapu iptali, tescil ve alacak davasının reddine dair Milas 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 03.11.2004 gün ve 193/83 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.07.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan kimse gelmedi. Dosya üzerinde inceleme yapılmasına karar verildi. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava konusu 949 parselde davalının 29.040/59.080 pay sahibi olduğunu, vekil edeninin 1992 ve 1994 yıllarında davalıdan toplam 11 dönüm taşınmazı tapu dışı yolla satın ve devraldığını ileri sürerek kısmen iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, sonradan verilen ıslah dilekçesi ile de tapu iptali ve tescil isteğinin yerinde görülmemesi durumunda arsa bedeli olarak 20.000.000.000 TL, açılan kuyu bedeli olarak 7.000.000.000 TL olmak üzere toplam 27.000.000.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacıya satmadığını, kiraya verdiğini, satış bedeli almadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, resmi satış şekline uyulmaması nedeniyle tapu iptali ve tescil davasının, kanıtlanamaması nedeniyle de alacak davasının reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 949 parsel,18.12.1959 tarihinde kadastro yolu ile dava dışı Mustafa Sarıoğlu adına tapuya tescil edildikten sonra değişik tarihlerdeki satış ve devirler ile en son 15.12.1983 tarihinde 29.040/59.080 payı davalı Ali İhsan Çağırkan adına tescil edilmiştir. Davacı Mustafa, davalının payının bir bölümünün iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davaya konu taşınmaz tapu dışı satışın yapıldığı 1992 ve 1994 tarihlerinde tapuda kayıtlıdır. TMK. nun 706, Tapu Kanunu'nun 26 ve BK.nun 213. maddelerinde açıklanan ve resmi senette bulunması gereken nitelikleri taşımayan tapu sicili ve noter tarafından düzenlenmeyen senetlere haricen düzenlenmiş senetler denilir. Bu tür senetler geçerli değildir. Taşınmaz mal üzerindeki mülkiyet hakkının devrini hedef alan bu sözleşmenin var olabilmesi için kanunun yetkili kıldığı tapu sicil memuru önünde böyle bir anlaşmada taraf olanların rıza ve iradelerinin birleşmesi gerekir. Resmi şekilde yapılmamış olan temlikler mutlak butlan sebebi ve batıl olduğundan tapu dışı satışa dayanarak açılan tapu iptali yolu ile mülkiyetin aktarılmasını isteyen davanın dinlenme olanağı yoktur.
Bundan ayrı; davacı delillerini hasretmediği dava dilekçesinde keşif, bilirkişi, tanık delillerinin yanında her türlü yasal delile dayanmıştır. 12.7.2004 tarihli yargılama oturumunda, davacı vekili, davalıya yemin teklifinde bulunmuş, aynı oturumda teklifi kabul eden davalının usulüne uygun olarak yerine getirdiği yeminde, davacıya satmadığını, kiraya verdiğini, kazdırılan kuyunun ise kira karşılığında yaptırıldığını, davacının iddialarının doğru olmadığını belirtmiştir. Bu belirlemeler karşısında tapu dışı satışın gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun görülen mahkeme hükmünün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 11,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna 05.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy