(3402 S. K. m. 12, 16/A) (4721 S. K. m. 713) (2644 S. K. m. 21)
Dava: M. Tufan ile Hazine ve A. Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının reddine dair Çal Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 17.11.2004 gün ve 318/428 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve hudutlarını yazdığı taşınmazla ilgili müvekkili aleyhine davalı köy muhtarlığınca men'i müdahale davası açıldığını, dava konusu yerin uzun zamandan beri müvekkilinin zilyetliği altında bulunduğunu açıklayarak bu yerin müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine ve davalı köy muhtarlığı temsilcileri, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olduğundan bahisle reddine karar verilmiştir.
Hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın 1972 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında yol boşluğu olarak tespit dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece 3402 sayılı Kanunun 12/3 maddesinde açıklanan hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde; tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamayacağı belirtilmiştir. Dava konusu taşınmazla ilgili kadastro tutanağı düzenlenmediği, yol boşluğu niteliğiyle tespit dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır. Böyle bir yerle ilgili hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddi doğru değildir.
Mahkemece yapılacak iş yol boşluklarının 2644 sayılı Tapu Kanununun 21 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/A maddesine göre kamu hizmetine tahsis edilmemeleri halinde zilyetlikle kazanılmaları mümkün olduğu düşünülerek tarafların bildirdikleri delilleri toplamak ve bu arada dava konusu taşınmazın kuzeyinde bulunan komşu 4933 numaralı parselin oluşumuna esas hüküm dosyasını da getirtmek, dava konusu taşınmaz yönünü ne şekilde gösterdiğini belirlemek ve diğer delillerle birlikte değerlendirip sonucuna göre karar vermek olmalıdır.
Ayrıca, TMK. nun 713/1 maddesine göre tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların zilyetlikle kazanılması mümkündür. Mahkemece dava konusu taşınmazın kadastro tespitinden sonra tapuya tescil edilip edilmediğinin de Tapu Sicil Müdürlüğünden araştırılması gerekir. Eksik incelemeyle karar verilemez.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 26.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy