(4721 S. K. m. 706, 713, 996) (3402 S. K. m. 13, 14) (818 S. K. m. 213, 237, 238) (2644 S. K. m. 26) (1512 S. K. m. 60, 80) (1086 S. K. m. 258, 259)
Dava: Ö. Ünal ve N. Ünal ile D. Ünal ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Ulukışla Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.07.2003 gün ve 286/251 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 126 ada 2 ve 131 ada 319 nolu parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenleri adına müştereken tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, 131 ada 319 nolu parselle ilgili davanın kabulüne, 126 ada 2 sayılı parsel hakkındaki davanın ise reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, redde ilişkin bölümü davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve 10.4.1974 tarihli bağış senedine dayalı olarak TMK. nun 713/1, 996, 3402 sayılı Kanunun 13/B-b ve 14. maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Davacı vekili, dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu parsellerin muris M. Ünal adına kadastro sırasında tespit edildiğini, kayıt maliki M.'nın 1989 tarihinde öldüğünü, ancak ölmeden önce 10.4.1974 tarihinde yapılan satış senedi ile dava konusu taşınmazların çeyiz bedeli olarak vekil edenlerine bağışlandığını ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Temyize konu 126 ada 2 parsel sayılı taşınmaz 6.8.1992 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 7.10.1953 tarih ve 180 sıra nolu tapu kaydına dayalı olarak Ömer oğlu M. Ünal adına tespit edilmiş, itiraz edilmeksizin kadastro tutanağı 29.6.1993 tarihinde kesinleşmiştir. Yani 126 ada 2 parsel sayılı taşınmaz kadastro öncesi de tapuda kayıtlı bir yerdir. Kural olarak tapuda kayıtlı bir taşınmazın TMK. nun 706, Borçlar Kanununun 213, Tapu Kanununun 26, Noterlik Kanununun 60 ve 80. maddeleri gereğince resmi şekilde yapılmayan satışlar ile Borçlar Kanununun 237/2-3 ve 238/1 madde ve fıkraları uyarınca yine resmi şekilde yapılmayan bağışlar geçersizdir. Bu tür taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik de hukuken bir değer taşımaz. Bu bakımdan kazanmayı sağlayan zilyetlikle edinmeleri mümkün değildir. Ancak bu kuralın iki istisnası bulunmaktadır. Birincisi, TMK. nun 713/2. fıkrasında düzenlenen hallerde, kazanmayı sağlayan zilyetliğe ilişkin koşulların gerçekleşmesi halinde tapulu taşınmazların edinilmesi mümkündür. İkincisi ise, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-b maddesinde öngörülen koşullar altında tapu dışı yapılan satışlar ve bağışlar hukuken hak bahşedebilirler. Somut olayda gözönünde tutulması gereken husus, 3402 sayılı Kanunun 13/B-b maddesinde öngörülen koşulların davacılar yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılıp belirlenmesi olacaktır. Davacı tarafın dayandığı 10.04.1974 tarihli bağış senedinin hukuken sonuç doğurabilmesi için kadastronun bölgeye girdiği 06.08.1992 tarihine kadar geçerliliğini koruması, bozulmamış olması ve maddede öngörülen 10 yıllık sürenin dolması koşuluna bağlıdır. O halde, TMK. nun 713/1, 3402 sayılı Kanunun 13/B-b ve 14. maddesinde açıklanan tüm olumlu ve olumsuz koşulların davacılar yararına gerçekleşmesi halinde davanın kabulüne karar verilmesinin düşünülmesi gerekmektedir. Şu halde açıklanan maddeler gözetilerek davacıların 3402 sayılı Kanunun 13/B-b maddesi karşısındaki hukuki durumlarının değerlendirilmesi, 10.04.1974 tarihli satış senedinin taşınmaza uyup uymadığının yapılacak keşifle açıklığa kavuşturulması, HUMK. nun 258 ve 259. maddeleri gereğince teknik, yerel bilirkişiler ile tanıkların keşifte dinlenmelerine çalışılması, toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş bulunması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulüyle, 126 ada 2 nolu parsele ilişkin yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 45, 30 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 16.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy