(2942 S. K. m. 11) (6831 S. K. m. 2)
Dava: T. Ş. ile A. E. ve dahili davalı Hazine aralarındaki zilyetliğin tespiti davasının reddine dair Ümraniye 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 04.11.2004 gün ve 438/764 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.10.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat B. (K.) K. ve karşı taraftan Hazine vekili Avukat G. Ş. geldiler. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı T. Ş. vekili, dava konusu 271 ada 45 parselin bir bölümüne vekil edeninin zilyet olduğunu ileri sürerek bu hususun tapuya şerh verilmesini istemiştir.
Davalı A. E. vekili ile katılan davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
271 ada 45 parsel 22.10.1997 tarihli kadastroda, Orman Kadastro Komisyonu tarafından 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılıp Hazine adına olan 27.12.1996 gün 513 sayılı tapu kaydı kapsamında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Tutanağın beyanlar hanesinde
Davacı vekili, taşınmazın 1311 m2'lik bölümünün vekil edeninin zilyet ve tasarrufunda olduğunu belirterek zilyet olduğunun beyanlar hanesine yazılmasını istemiştir. 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkındırılmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Kanunun 11. maddesinin 4127 sayılı Kanun ile değiştirilen 4. fıkrası hükmüne göre; bu kanundan yararlanacak kişilerin hak sahibi olabilmesi için Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geriye yönelik en az 5 yıl müddetle o yerde ikamet etmiş bulunmaları gerekmektedir. Söz konusu değişiklik yapan kanun 30.10.1995 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Somut olayda ise; dosya arasında bulunan ikamet ilmuhaberine göre davacı T. Ş.'in 25.12.1997 tarihinden itibaren aynı yerde ikamet ettiği bildirilmiştir. Kaldı ki; 2.8.1996 tarihli adi satış senedine göre davacı 4000 m2 yüzölçümlü taşınmazı davalıya satmış ve davalının zilyetliğinde bulunan uyuşmazlık konusu 45 parselde 3998.86 m2'dir. Bu belirleme karşısında davacının hak sahibi olmadığının kabulü gerekir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen açıklamalar karşısında yerel mahkemece verilen ret kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 400 YTL. Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazineye verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 11,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 04.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)