(3402 S. K. m. 14) (3083 S. K. m. 1)
Dava: Hüseyin ve müdahil davacı Kahraman ile Hazine ve Çağşak Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Sarız Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 01.12.2004 gün ve 80/194 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, zilyetlik hukuki nedenine dayalı olarak mevkii ve sınırlarını gösterdiği Çağşak Köyü'ndeki taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Köy Tüzel Kişiliğini temsilen köy muhtarı, taşınmazın davacının zilyetliğinde bulunduğunu açıklamıştır.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, yerel ve teknik bilirkişiler ile tanık açıklamalarına göre; tescil konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılabilen yerlerden olduğuna, 20 yılı aşkın bir süredir davacı tarafından koşullarına uygun olarak kullanıldığına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine Temsilcisinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmadığından REDDİNE, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre; zilyetliğin bu kanunda yazılı belgelerden birisi ile ispatı yoluna gidilmeyen hallerde, zilyedin aynı çalışma alanı içinde kazanabileceği miktar sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü geçmeyecektir. Anılan hüküm gözönünde tutularak 26.07.1972 tarihinden sonra davacı adına kadastro yolu ile veya açılan dava sonunda tescil edilmiş taşınmaz veya taşınmazlar bulunup bulunmadığının, var ise bunların miktarlarının, çalışma alanlarının, tescil tarihlerinin Tapu Sicil Müdürlüğü ile Kadastro Müdürlüğünden, açılmış dava olup olmadığının o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden, ayrıca bu maddenin 2.fıkrası hükmüne göre; sulu ve kuru toprak ayırımının 3083 sayılı Kanun hükümleri uyarınca İl Özel İdare Müdürlüğünden sorulup belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmiş olması isabetsiz,
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 24.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy