(3402 S. K. m. 14)
Dava: Rüstem E. ile Muhtar E. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Selim Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 18.10.2004 gün ve 82/715 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dışı parsellere uygulanan kayıtların davalılar ve miras bırakanı adına tespit ve tescil edilen 110 ada 1, 114 ada 1, 2, 3 ve 4 parsellerin tapu kayıtlarının kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik nedeniyle iptal edilerek adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı G. Çiftçi, Ali Paşa E., G. Demir, M. Özmen ve Celal E. aidiyetleri usulen belirlenen dilekçeleriyle davayı kabul ettiklerini bildirmişler, diğer davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik nedeniyle taşınmaz edinilmesinin mümkün olamayacağını, 110 ada 1 ve 114 ada 2 parsellerin kadastro tutanaklarının mahsus sütunlarında yazılı tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı, 114 ada 3 ve 4 parseller üzerinde de davacının zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
110 ada 1 parsel 02.07.1937 tarih, 25 ve 24.5.1976 gün, 26 numaralı tapu kayıtlarına, 114 ada 2 parsel aynı tarih, 26 ve 27 numaralı tapu kayıtlarına, bir kısım davalılar ve miras bırakanları, 114 ada 4 parselde kayıt miktar fazlası olması nedeniyle aynı kişiler adına tespit ve tescil edilen yerlerdir. Dosya arasındaki belgeler ve tapu kayıtlarına göre davacı Rüstem E. dava konusu parsellere revizyon gören tapu kayıt maliklerinden Ayşe E.'ın mirasçısıdır. Davacı bu yerlerin öteden beri zilyetliği altında bulunduğunu bildirmiş ise de, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre 110 ada 1 ve 114 ada 2 parselin yukarıda tarih ve sayısı yazılı tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı ve 114 ada 4 parselle birlikte tarafların zilyetliğinde bulunan yerlerdir. Taksim olgusu ileri sürülmediğine ve mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla taşınmaz edinilemeyeceğine göre yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmaktadır.
Ne var ki, az önce de açıklandığı üzere davalılar M. Özmen, Sefer E., Ali Paşa E. ve G. Çiftçi davayı kabul ettiklerini yazılı olarak mahkemeye bildirmişler, daha sonra da kabul beyanlarından dönmüşlerdir. Ancak, kabul beyanlarından dönmelerini gerektiren ve iradeyi bozan herhangi bir neden de açıklamadıklarına göre, bu beyanlarıyla bağlıdırlar. Adları yazılı davalıların kabul beyanları göz önünde tutularak onlar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı G. Çiftçi, Ali Paşa E., Sefer E. ve M. Özmen'e ilişkin hüküm bölümlerinin HUMK.nun 428.maddisi uyarınca BOZULMASINA, 10,10 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy