(3402 S. K. m. 14, 15)
Dava: H. Sezgin ile M. Dinç ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Vize Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 29.12.2004 gün ve 319/300 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan M. Dinç, S. Dinç ve B. Dinç (Şaşar) vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 101 ada 184 nolu parselin davalılar adına olan tapu kaydının kısmen iptali ile kendisine düşen bölümünün adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, davacı vekili ise 29.04.2003 ve 27.06.2003 günlü yargılama oturumlarında taşınmazın muris İ. Dinç'e ait olduğunu, bu nedenle taşınmazın tümüyle muris İ. Dinç'in terekesine geri dönmesini istediklerini ifade etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, taşınmazın muris R. Dinç'e ait olduğunu bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zilyetlik nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, mirasen intikal ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Uyuşmazlık konusu 184 nolu parsele ait kadastro tutanağında; İsmail oğlu R. Dinç'in 20 yılı aşkın süredir nizasız, fasılasız, malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda bulunduğu ve 1997 yılında ölümü ile karısı ile çocuklarını bıraktığı, veresenin halen bu şekilde zilyet ve tasarrufunda olduğu açıklanarak mirasçılar adına verasette iştirak halinde 27.11.1998 tarihinde tespit edildiği belirtilmiş, 30.09.1999 tarihinde mirasçılar adına tapu kaydı oluşturulmuştur.
Dosya içeriği ve toplanan deliller itibariyle; dava konusu taşınmaz ortak miras bırakan İsmail Dinç'ten kalan yerlerden olduğuna, mirasçıların katılımı ile yöntemine uygun bir şekilde yapılmış bir taksim söz konusu olmadığına, tüm mirasçılar tarafından usulüne uygun olarak açılmış bir dava ve istekte bulunmadığına göre davacı Hayriye'nin payına hasren iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken davacı Hayriye dışındaki tüm mirasçılar yönünden de iptal ve tescile karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 46,00 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy