(1086 S. K. m. 237)
Dava: Şemsettin M. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Yüksekova Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 09.02.2005 gün ve 378/26 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, satın alma ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle davalı Hazine adına kayıtlı 305 ada 45 parselin tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kesin hüküm sebebiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 305 ada 45 parsel kadastro çalışmalarında 19.11.1963 tarih 933 numaralı tapuya dayalı olarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, Şemsettin M. tarafından Kadastro Mahkemesine açılan dava sonunda 22.04.2004 tarih 2003-41 esas 2004-97 karar sayılı ilamı ile ...davacı tarafından kesin süreye rağmen keşif gideri yatırılmadığından sübut bulmayan davanın reddine... karar verilmiş ve temyiz aşamasından geçerek 04.11.2004 tarihinde kesinleşmiştir. Keşfin yapılması için verilen süreye uymama ve gerekli giderlerin yatırılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması halinde dava kanıtlanmamış sayılacağından böyle bir hüküm HUMK.'nun 237. maddesi uyarınca işin esası bakımından kesin hüküm oluşturur. Davacı aynı nedene dayalı olarak bu davayı açmış, mahkemece, yukarıda tarihi ve sayısı yazılı kesin hükme dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bir hükmün HUMK. nun 237. maddesi hükmü uyarınca kesin hüküm sayılması için her iki davanın tarafları, konusu ve dayanılan sebebin aynı olması gerekir. Anılan maddede belirtilen kesin hükmün unsurları oluşmuştur. Kesin hüküm olumsuz dava koşulu olup tüm iddia ve defiler den önce gözönünde tutulması gerekir. Kesin hüküm itirazı yerinde görüldüğü takdirde uyuşmazlığın esasına girilmeksizin davanın bu sebepten reddine karar verilmesi gerekir. Tüm bu açıklamalar karşısında kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davacının tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 11,20 onama harcın peşin harçtan mahsubu ile artan 5,80 YTL.'nin istek halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy