(4721 S. K. m. 713) (766 S. K. m. 2)
Dava: Filit Alpertunga ve müşterekleri ile Hazine, Ormanardı Köyü Tüzel Kişiliği, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Bingöl Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 28.06.2004 gün ve 1999/521-2004/699 Sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, dava dilekçesinde mevkii ve hudutlarını yazdığı bir parça taşınmazın olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetliği nedeniyle vekil edenleri adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dahili davalı DSİ, taşınmazın bulunduğu yer tescil harici olarak gösterildiği için kamulaştırma yapılmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacılar vekili tarafından reddedilen kısım yönünden, davalı Hazine vekili ise kabul edilen taşınmaz kısımları yönünden temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz 766 sayılı Tapulama Kanununun 2. maddesi gereğince Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu açıklanarak 03.03.1969 tarihinde tescil harici bırakılmıştır. Davacı, taşınmaz üzerinde dava tarihine kadar süren ve kazanmayı sağlayan zilyetliğini ispatlamıştır. Taşınmazın niteliği açısından kazanılmasını engelleyen herhangi bir sebebin bulunmadığı ziraat mühendisi, jeolog bilirkişinin raporlarından anlaşılmıştır. Bu nedenle, mahkemece dava konusu taşınmazın fen memuru bilirkişilerin 24.06.2002 tarihli krokisinde A ve C harfleriyle gösterdikleri yerlerin davacı adına tesciline karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Davalı Hazine vekilinin kabule yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu kısmının ONANMASINA,
Mahkemenin fen memuru bilirkişilerin 24.06.2002 tarihli krokilerinde, B harfiyle gösterdikleri yer hakkında ret kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Fen bilirkişilerin krokilerinde B harfi ile gösterdikleri 2417,30 m2 yüzölçümündeki yer üzerinden sulama kanalı geçirildiği, DSİ 9.Bölge Müdürlüğünün yazısından anlaşılmaktadır. Fen memuru bilirkişiler de, bu kanalın açıldığından raporlarında bahsetmişlerdir. DSİ 9.Bölge Müdürlüğü ayrıca dava konusu taşınmazın kadastro paftasında tescil harici olarak gösterilen bir yer olması sebebiyle herhangi bir kamulaştırma işlemine tabi tutulmadığını da cevaplı yazısında açıklamıştır. Davacıların 1969 yılında Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan bu yer üzerinde de DSİ kanalının geçirildiği 1999 yılına kadar kazanmayı sağlayan zilyetlikleri bulunduğuna göre, kanal çalışmaları yapılarak kamuya tahsis edilen ve sulama kanalının devamı niteliğindeki bu yerle ilgili mülkiyetin tespitine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/İ maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy