(4721 S. K. m. 996) (766 S. K. m. 33) (3402 S. K. m. 14, 21)
Dava: Faik Gül ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Kulu Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 19.04.2005 gün ve 786/274 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline babasından intikal eden taşınmazlar üzerinde 70-80 yıla yakın zilyetliği bulunduğunu, buna rağmen dava konusu taşınmazların Hazine adına tapuya tescil edildiğini açıklayarak Kozanlı Kasabası Küçükdağ mevkiinde bulunan 2030 parselin 20.000 m2'lik kısmının ve Kozanlı Kasabası Körlü mevkiinde bulunan 1654 parselin 37.500 m2'lik kısmının tapu kayıtlarının iptaliyle müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu, Kozanlı Kasabası Körlü mevkiinde bulunan 1654 parsel ile Kozanlı Kasabası Küçükdağ mevkiinde bulunan 2030 numaralı parsel 4753 sayılı Kanun hükümleri gereğince Hazine adına 1963 tarihinde tapuya tescil edilen taşınmazlardır. Davacı 1962 yılından önce babası Mevlüt'ün ve bilahare kendisinin zilyetliğine dayanarak taşınmazların kısmen iptaliyle adına tapuya tescilini istemektedir.
Mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve şahit taşınmazların öncesinin davacının babası Mevlüt'e ait olduğunu, Mevlüt'ün zilyetliğinin 70-80 yıl önce başladığını, keşif tarihine göre 10 yıl önce ölümüyle bu taşınmazların taksimen Faik'e kaldığını ifade etmişlerdir. Mahallinde dinlenen ziraat mühendisi bilirkişi de raporunda taşınmazın nitelik olarak kazanılmaya elverişli olduğunu açıklamıştır. Bu haliyle taşınmazların davacı adına kazanılmasında engel bulunmamaktadır. Ancak Dairemize intikal eden ve 2005/3938 esas numarasıyla kaydedilen dava dosyasının davacısının Zübeyir Gül olduğu ve ilk bayiinin de Mevlüt Gül olduğu anlaşılmaktadır. Böylece her iki dava dosyasının davacısına taşınmazların babaları Mevlüt Gül'den intikal ettiği sabit olmaktadır. TMK.nun 996. maddesine göre davacı kazandırıcı zamanaşımından yararlanma hakkına sahip olan zilyedin, zilyetlik süresini kendi zilyetlik süresine ekleyebileceği gibi iktisap edeceği taşınmazların yüzölçümü önceki malik Mevlüt Gül'ün iktisap edeceği taşınmazların yüzölçümünü geçemeyecektir. 766 sayılı Tapulama Kanununun 1617 sayılı Kanunun 20. maddesiyle 26.07.1972 tarihinde değiştirilen 33. maddesinin önceki haline göre zilyedin olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap edeceği taşınmaz yüzölçümü 100 dönümdür. 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi de buna paralel hüküm getirmiştir. Davacı Faik'in temyize konu bu dava dosyasında zilyetlikle iktisabına karar verilen taşınmazların yüzölçümü, 1654 parsel için 18.750; 2030 parsel için 37.500 m2 olup toplam 56.250 m2'dir. Temyize konu Zübeyir Gül'e ait 2005/3938 esas sayılı dosyadaki taşınmazların yüzölçümü toplamı ise 51.000 m2'dir. Bu hale göre Mevlüt Gül'den intikal eden taşınmazların yüzölçümü toplamı 107.250 m2'yi bulmaktadır. Oysa davacı Faik ve diğer mirasçı Zübeyir'in Mevlüt'ten intikal eden hakka istinaden iktisap edecekleri taşınmaz yüzölçümü 100 dönümü geçemeyecektir. Mahkemece bu durumda yapılacak iş; her iki dava dosyasını birlikte değerlendirmek, gerekiyorsa birleştirmek ve 3402 sayılı Kanunun 21. maddesi hükümlerini dikkate alarak davacı Faik ile diğer dosyanın davacısı Zübeyir'in iktisap edeceği taşınmaz miktarını 100 dönümle sınırlandırıp, kendilerine tercih hakkı tanıyarak bu kısma ilişkin talebin reddine karar vermek, davacı zilyetler Faik ve Zübeyir tercih hakkını kullanmaktan kaçınırlarsa ifrazı bu zilyedlerin yararına olan taraftan yapmak ve bu kısma ilişkin talebi reddetmek olmalıdır.
Dava dilekçesinde dava değeri 5.010.000.000 TL olarak gösterilmiş, davalı Hazine temsilcisi tarafından değere itiraz edilmemiştir. Mahallinde yapılan keşifte taşınmazların dönümünün 150 YTL. olduğu sonucuna varılmış, noksan harç ikmal ettirilmeden ve talepte olmamasına rağmen dava dilekçesindeki dava değeri yerine keşifteki değer üzerinden davacı yararına vekalet ücreti taktir edilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy