(1086 S.K. m. 48) (4721 S. K. m. 677)
Dava: N. Bayram ile A. Çakın ve müşterekleri, dahili davalı M. Korkmaz ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kandıra Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 02.12.2004 gün ve 359/269 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava konusu yeri kadastro tespitinden önce 1988 yılında davalı A. ve diğer davalıların miras bırakanı M. Karadeniz'den vekil edeninin satın ve devraldığını, kadastro çalışmaları sırasında bu hususun gözden kaçırılarak A. Çakın, M. Karadeniz, M. Korkmaz ve E. Caner adlarına tespit edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 101 ada 154 parsel, senetsizden 14.08.1989 tarihinde E. Caner, A. Çakın, M. Karadeniz ve M. Korkmaz adına ¼ pay esasına göre tespit edilmiş, tutanak 19.08.1992 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı vekili, S. Karadeniz mirasçılarından E. ve Meleğin paylarını 10.03.1986 günlü senetle diğer mirasçıları ve kayıt maliki M. Karadeniz'e sattığını, M. ve A.'in de taşınmazın tümünü 06.10.1988 tarihinde vekil edenine satıp devrettiğini belirterek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, S. mirasçıları arasında geçerli bir taksimin bulunmadığı, elbirliği mülkiyet hali sebebiyle mirasçılardan M. ve A.'in satış ve devrinin geçerli sonuç doğuramayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davalıların kök ortak miras bırakanı S.'in mirasçılık belgesi dosya arasında bulunmamaktadır. Bu nedenle kayıt maliklerinin S.'in mirasçıları olup olmadığı, bunlar dışında başka mirasçının bulunup bulunmadığı belirlenememiştir. Öncelikle S.'in mirasçılık belgesinin istenilmesi, mirasçılardan E. ve M'.in 10.3.1986 günlü belgeyle miras paylarını diğer davalıların miras bırakanı M. Karadeniz'e devrettiği ileri sürüldüğüne ve buna ait senet dosyaya sunulduğuna göre TMK. nun 677. maddesi hükmü uyarınca miras payının devrinin düşünülmesi, kayıt malikleri dışında S.'in başka mirasçıları bulunmadığı takdirde M. Karadeniz ve A.'in diğer mirasçıların paylarını devraldıktan sonra davacıya satıp devretmelerinin geçerli sonuç doğuracağının düşünülmesi gerekmektedir.
Mahkemece bu hususlar göz önünde tutulmaksızın yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargılamanın devamı sırasında kayıt maliklerinden E. ve M. davaya dahil edilmek suretiyle dava yürütülmüştür. Dava konusu taşınmaz paylı mülkiyet esasına göre tespit ve tescil edildiğine göre E. ve M.'e karşı bağımsız tapu iptali ve tescil davası açılıp bağlantı nedeniyle bu davayla birleştirilmesi gerekirken davaya dahil edilmek suretiyle taraf teşkili yapılmış olması da doğru değildir. Yukarıda belirtilen açıklamalar çerçevesinde işlem yapılması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 02.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy