(1086 S. K. m. 258, 259) (4721 S. K. m. 713, 715) (3402 S. K. m. 14)
Dava: İ. Doğru ile Hazine, Balçık Köyü Tüzel Kişiliği dahili davalı Orman Genel Müdürlüğü aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Gebze 2.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 30.10.2001 gün ve 723/621 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili ile dahili davalı Orman Genel Müdürlüğü temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 50 seneyi aşkın kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastroca tespit dışı bırakılan dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili ve Orman İdaresi temsilcisi, tescili istenilen yerin zilyetlikle kazanılacak yerlerden bulunmadığını ve koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Davalı köy temsilcisi, yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, sınırları belirtilen 7000 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili ve Orman İdaresi Temsilcisi tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan taşınmazın TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddelerine dayalı tescil isteğidir. Kadastroca düzenlenen pafta ve teknik bilirkişi raporundaki açıklamalara göre dava konusu taşınmaz 1956 yılında taşlık ve çalılık niteliğiyle tespit dışı bırakılan bir yerdir. Yerel bilirkişi, tanıklar ve ziraatçı uzman bilirkişi dava konusu yerin 40-50 yıldan bu yana sürülmek suretiyle tarla haline getirildiğini, ormancı bilirkişi 3116 sayılı Kanun hükümleri uyarınca 1943 yılında yapılan orman sınırlama çalışmaları dışında, hattın dışında bırakılan orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmesi üzerine mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ormancı bilirkişi tarafından gerekçeli olarak açıklandığına göre aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine vekili ve Orman İdaresi temsilcisinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Dava konusu yer taşlık ve çalılık niteliğiyle tespit dışı bırakılan bir yerdir. Bu tür yerler TMK. nun 715. maddesinde belirtilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdir. Bu tür yerler üzerinde imar-ihya ile başlamayan zilyetlik kazanma bakımından da sonuç doğurmaz. Her ne kadar ziraatçı uzman bilirkişi taşınmazın imar ve ihya yoluyla değil, uzun yıllar ekilip biçilmek suretiyle tarım arazisi haline getirildiğini bildirmiş ise de, imar ve ihya olgusu maddi olaylardan olup, bu olgunun yapılması başka anlatımla taşınmazın kültür arazisi haline getirilmesi ve tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar kazanma süresi ve koşullarının geçip geçmediğinin Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü göz önünde tutularak yerel bilirkişi, tanık ve benzeri delillerle kanıtlanması gerekir. Bu yönden yapılan inceleme eksiktir. Yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının HUMK. 258. maddesi hükmü uyarınca davetiyeyle çağırılıp aynı kanunun 259. maddesi hükmü uyarınca taşınmaz başında dinlenilmeleri, taşınmazın öncesi itibariyle niteliği, imar ve ihya olgusunun kendilerinden sorulması, imar ve ihya gören bir yer ise tamamlandığı, tarihten itibaren süre ve koşulların geçip geçmediğinin araştırılıp belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine vekili ve Orman İdaresi temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 245, 00 YTL peşin harcın istek halinde Orman Genel Müdürlüğüne iadesine 20.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy