(3402 S. K. m. 16, 17)
Dava: Necmettin ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Nevşehir 2.Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 31.03.2005 gün ve 162/73 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak 163 ada 160 numaralı parselin Hazine üzerindeki tapu kaydının iptaliyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, ham toprak ve mer'a niteliğinde bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu parsele ait kadastro tutanağında, tarıma elverişli yerlerden olup, 1986 yılında Osman oğlu Necmettin'in imar ve ihya ederek tarıma elverişli hale getirdiği ve halen de malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda bulunduğu, ancak 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17.maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığı açıklanarak 06.08.1997 tarihinde tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, dava konusu taşınmazı babasının düğün hediyesi olarak kendisine verdiğini, koşullarına uygun olarak tasarrufta bulunduğunu bildirmiş, yerel bilirkişi ve tanıklar öncesi itibariyle köy hayvanlarının otlatıldığı mer'a olduğunu, 1960'lı yıllardan sonra davacının babası tarafından ıslah edilmek suretiyle tarım arazisi haline getirildiğini, davacıya devrettikten sonra aralıklı olarak tasarrufta bulunduğunu bildirmiş, ziraatçı uzman bilirkişi özet olarak çok taşlık ve kayalık yapıda olan dava konusu taşınmazın makineli tarıma elverişli olmayan 4.sınıf tarım arazisi olarak değerlendirilebilecek yerlerden olduğunu bildirmesi üzerine mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bir yerin özel mülkiyet şeklinde tapuya tesciline karar verilebilmesi için taşınmazın niteliği itibariyle kazanılmaya elverişli yerlerden olması gerekir. Toplanan deliller, dosya içeriği ve özellikle ziraatçı uzman bilirkişi raporundaki açıklamalara göre dava konusu taşınmazın kültür arazisi niteliğinde bulunmadığı belirlenmiş bulunduğuna göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy