(4721 S. K. m. 701)
Dava: O.N. Demir ve müşterekleri, müdahil davacılar M. Tosun ve müşterekleri ile Hazine ve Devrek Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Devrek Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 04.02.2003 gün ve 211/39 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar, müdahil davacılar vekilleri ve davalılardan Hazine temsilcisi taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, miras yoluyla intikal ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle Kömür Havzası içerisinde kalması nedeniyle tespit dışı bırakılan 150 ada 1 nolu parselin vekil edenleri,
Davaya katılan M. Tosun ve arkadaşları, tescil konusu taşınmazın kök ortak miras bırakan Emine'den kaldığını, kendilerinin de haklarının bulunduğunu belirterek payları oranında,
Adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine vekili ile Belediye vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davacılar ile davaya katılan kişiler adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi, davacılar ve müdahil davacılar M. Tosun ve arkadaşları vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar ve müdahil davacılar, tescili istenilen taşınmazın 1929 yılında ölen kök ortak miras bırakan Emine'den yakın miras bırakanları A. ve B.'ye kaldığını, dosya arasındaki mirasçılık belgesindeki payları oranında adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Dava konusu taşınmaz 15.04.1982 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında intikal ve zilyetlik durumu açıklanmak suretiyle belirtilmiş, Kömür Havzası sınırları içerisinde kalması nedeniyle 15.04.1982 tarihinde düzenlenen tutanak Kadastro Komisyonuna sunulmuş, komisyonca da 14.09.1984 tarihinde tescil harici bırakılmasına karar verilmiştir.
Gerek davacılar, gerekse davaya katılan davacılar, dava konusu taşınmazın 1929 yılında ölen kök ortak miras bırakan E.'den kaldığını bildirmişlerdir. Yerel bilirkişi ve tanıklar, taşınmazın E.'den kaldığını, mirasçılarından davacıların miras bırakanı A. ve davacılar tarafından kullanıldığını bildirmişlerdir. Dava dilekçesindeki açıklamalar ve toplanan delillere göre, taşınmazın 1929 yılında ölen kök miras bırakan Emine'den kaldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Miras bırakanın ölüm tarihine göre terekesi TMK. nun 701 ve devamı maddelerinde düzenlenen elbirliği hükümlerine tabidir. Taksim hususu ileri sürülmediğine ve kanıtlanmadığına göre, taşınmazın tüm mirasçılar arasında elbirliği mülkiyet şeklinde bulunmaktadır. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Diğer yönden, mirasçılardan birinin veya bir bölümünün ortaklığa giren mallar üzerindeki tasarrufu tüm mirasçılar adına sürdürülmüş sayılacağından iktisap bakımından herhangi bir değer taşımaz. Ortaklığa giren bir mal üzerinde mirasçılardan birinin veya bir bölümünün belli pay ve payları bulunmadığı için taşınmazın tümünün veya belli paylarının kendi adlarına tescilini isteyemezler. Bu şekilde açılmış bulunan davaya dışarıda kalan diğer iştirakçilerin muvafakatinin alınmak suretiyle davanın yürütülmesi ve sonuçlandırılması da mümkün değildir. Somut olayda; kök miras bırakan E.'nin davacılar ile müdahil davacılar dışında davada taraf durumunu almayan ve istekte bulunmayan başka mirasçıları da mevcuttur. Mahkemece de bu yön göz önünde tutularak davada taraf durumunu almayan diğer iştirakçilerin dava açmak ve haklarının alınması hususunu saklı tutmak suretiyle yargılamayı sona erdirmiştir. Taşınmazın elbirliği mülkiyet durumunda bulunduğu, davacıların ve müdahil davacıların bu yerler üzerinde doğmuş belli pay ve payları bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Hüküm davacılar, müdahil davacılar vekili ve Hazine temsilcisi tarafından ayrı ayrı nedenlere dayanarak temyiz edilmiş ise de, yukarıda açıklanan usulü neden karşısında diğer temyiz nedenlerinin incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar, müdahil davacılar vekili ile Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılar ile müdahil davacılara iadesine 30.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy