(4721 S. K. m. 996) (766 S. K. m. 33) (3402 S. K. m. 14) (1136 S. K. m. 164)
Dava: İsmet Başoda ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Kulu Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 19.04.2005 tarih ve 764/271 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline satın alma ve miras yolu ile intikal eden taşınmazlar üzerinde 70-80 yıla yakın zilyetliği bulunduğunu, buna rağmen dava konusu taşınmazların Hazine adına tapuya tescil edildiğini açıklayarak Kozanlı Kasabası Oruçhan mevkiinde bulunan 332 parselin tamamının, 380 parselin 68.000 m2 kısmının tapu kayıtlarının iptaliyle müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu, Kozanlı Kasabası Oruçhan mevkiinde bulunan 332 ve 380 parseller 4753 s. Yasa hükümleri gereğince Hazine adına 1963 gününde tapuya tescil edilen taşınmazlardır. Davacı satın alma ve miras yolu ile eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenine dayanarak taşınmazların tapularının iptaliyle adına tapuya tescilini istemektedir.
Keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve şahit taşınmazların öncesinin davacının dedesi Mehmet Ali Başoda'ya ilişkin olduğunu, Mehmet Ali Başoda'nın zilyetliğinin 70-80 yıl önce başladığını, 1953 yılında ölümüyle bu taşınmazların taksimen oğlu Hızır'a geçtiğini, onunda oğlu davacıya bağışladığını ifade etmişler, ziraat mühendisi bilirkişi de raporunda taşınmazın nitelik olarak kazanılmaya elverişli olduğunu açıklamıştır. Bu haliyle taşınmazların davacı adına kazanılmasında engel bulunmamaktadır. Ancak Dairemize intikal eden ve 2005/3896 ve 3940 esas numarasıyla kaydedilen dava dosyalarında davacılarının Mehmet Emin Başoda ve Fadime Başoda oldukları ve ilk satıcılarının yine Mehmet Ali Başoda olduğu anlaşılmaktadır. Böylece her üç dava dosyasının davacılarına taşınmazların ilk bayii Mehmet Ali Başoda'dan intikal ettiği sabit olmaktadır. TMK. nun 996. maddesine göre davacı kazandırıcı zamanaşımından yararlanma hakkına sahip olan zilyedin, zilyetlik süresini kendi zilyetlik süresine ekleyebileceği gibi iktisap edeceği taşınmazların yüzölçümü ilk bayii Mehmet Ali Başoda'nın iktisap edeceği taşınmazların yüzölçümünü geçemeyecektir. 766 s. Tapulama Yasasının 1617 s. Yasanın 20. maddesiyle 26.07.1972 gününde değiştirilen 33. maddesinin önceki haline göre zilyedin olağanüstü kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğiyle iktisap edeceği taşınmaz yüzölçümü 100 dönümü geçemeyecektir. 3402 s. Yasanın 14. maddesi de buna paralel hüküm getirmiştir. Davacı İsmet'in temyize konu bu dava dosyasında zilyetlikle iktisabına karar verilen taşınmazların yüzölçümü, 332 parsel 27.250 m2; 380 parsel için 68000 m2 olup toplam 95.250 m2'dir. Temyize konu Mehmet Emin Başoda'ya ilişkin 2005/3896 esas s. dosyadaki taşınmazların yüzölçümü toplamı 65.000 m2, Fadime Başoda'ya ilişkin 2005/3940 esas s. dosyadaki taşınmazların yüzölçümü toplamı ise 40.000 m2'dir. Bu hale göre Mehmet Ali Başoda'dan intikal eden taşınmazların yüzölçümü toplamı 200.250 m2'yi bulmaktadır. Oysa davacı İsmet ile sair davacılar Mehmet Emin ve Fadime'nin Mehmet Ali Başoda'dan intikal eden hakka istinaden iktisap edecekleri taşınmaz yüzölçümü 100 dönümü geçemeyecektir. Mahkemece bu halde yapılacak iş; her üç dava dosyasını birlikte değerlendirmek, gerekiyorsa birleştirmek ve 3402 s. Yasanın 21. maddesi hükümlerini dikkate alarak davacı İsmet ile sair dosyalarının davacıları Mehmet Emin ve Fadime'nin iktisap edeceği taşınmaz miktarını 100 dönümle sınırlandırıp, kendilerine tercih hakkı tanıyarak bu kısma ait talebin reddine karar vermek, davacı zilyetler İsmet, Mehmet Emin ve Fadime tercih hakkını kullanmaktan kaçınırlarsa ifrazı bu zilyetlerin yararına olan taraftan yapmak ve bu kısma ait talebi reddetmek olmalıdır.
Dava dilekçesinde dava değeri 5.010.000.000 TL. olarak gösterilmiş, davalı Hazine temsilcisi tarafından değere itiraz edilmemiş, mahallinde yapılan keşifte taşınmazların dönümünün 300 YTL. olduğu sonucuna varılmış, noksan harç ikmal ettirilmeden ve talepte olmamasına rağmen dava dilekçesindeki dava değeri yerine keşifteki değer üzerinden davacı yararına vekalet ücreti taktir edilmesi de doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve kanuna aykırı hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy